Yetime İyilik Etmek ve Kız Çocuğuna Şefkatin Önceliği

0
2597

kim bir veya iki yetimi

Yetime İyilik Etmek ve Kız Çocuğuna Şefkatin Önceliği

Yetimlerle ilgili derlediğimiz yazı bu şekildedir.

Fakih anlatıyor :

Rahmetlik babam, Semerkandlı Ebû Abdullah Talikanî, Ahmed b. Ömer ve babası İsa b. Yûnus ile gelen bir rivayette Ebû Verka şöyle diyor :

Abdullah b. Ebî Evfa, Resûlullah aleyhisselatu vesselama şöyle buyurduğunu bana söyledi:

“Bir kimse sevgi ve merhametle yetimin başını okşarsa eli üstünde gezdiği her tüy için Allahu Teâlâ iyiiik yazar. Her tüy için bir kötülük siler. Her tüy İçin bir derecesini artırır.”

Muhammed b. Fazl, Muhammed b. Âsim, Ebû Ali Rahbî ve İkrime yolu ile gelen rivayette İbn Abbas (r.a.), Resûlullah aleyhisselatu vesselamin şöyle buyurduğunu anlatıyor:

“Bir kimse, bir yetimi ihtiyaçtan kurtuluncaya kadar sofrasına alır da yedirip içirirse mutlaka Allahu Teâlâ cenneti ona vacip kılar. Meğer ki, Allah’ın bağışlamayacağı bir günah işlemiş bulunsun.

Ebû Derda (r.a.) şöyle anlatır:

– Biri Resûlullah aleyhisselatu vesselama gelerek kalbinin katılığından şikâyet etti.

Resûlullah aleyhisselatu vesselama ona şöyle buyurdu:

“Kalbinin yumuşaması seni sevindirecekse yetimin başını okşa, ona yemek yedir.”

İbn Abbas (r.a.) şu âyet-i kerimeyi okudu:

“O kimseler ki, yetimlerin mallarını yerler ancak içlerne ateş doldururlar. Onlar çılgın ateşe gireceklerdir.”

Sonra şöyle dedi:

– Onlar âhirette ateşe atılacaklardır.

– İçinde yetim bulunan eve ne mutlu! Ve yetim bulunan diğer bir eve yazıklar olsun.

Yâni, yetimin hakkını gözeten eve ne mutlu… Ve yetimin hakkı gözetilmeyen eve de yazıklar olsun.

Allah, bir kimsenin KERİME’sini alır da sabreder sızlanmazsa, Allah ona cenneti vâcip kılar. Meğer ki, Allah’ın bağışlamayacağı bir günah işlemiş olsun.”

Sordular:

– KERİME’si nedir?

Şöyle buyurdu:

– “Gözüdür.”

Devam buyurdu:

Bir kimsenin üç kızı olur da onları güzel terbiye  eder, nafakalarını temin ederse, bu arada ölürlerse veya onları evlendirirse, mutlaka Allah o kimseye cenneti vâcip kılar. Meğer ki, Allah’ın bağışlamayacağı bir günah İşlemiş bulunsun.

Araplardan biri sordu:

– Yâ Resûlallah! İki de olsa olur mu?

Şöyle buyurdu:

– “Evet iki olsa da olur.”

İbn Abbas (r.a.), bu hadîs-i şerifi anlattıktan sonra şöyle dedi:

– Vallahi, bu hadîs garip hadîslerden biridir.

Şöyle anlatıldı:

– Biri Resûlullah aleyhisselatu vesselama geldi, sordu:

– Yanımda bir yetim var. Hangi sebeplerden onu dövebilirim?

Resûlullah aleyhisselatu vesselam şöyle buyurdu:

“Kendi öz çocuğunu hangi sebeplerden ötürü dövüyorsan o sebepten dövebilirsin.”

Yani, yetimi terbiye için dövmekte bir mahzur yoktur. Ama fazla değil. İnsan öz çocuğunu ne kadar döverse, onu da o kadar dövebilir. Bu konuda Fudayl b. lyaz şöyle dedi:Nice tokat var ki, yetim için helvadan daha tatlıdır.

FAKİH der ki:

Eğer yetimin terbiyesi, dövmeden mümkünse, öyle yapmalıdır. Dövmemelidir. Çünkü yetimi dövmek tehlikeli bir iştir.

Bu hususta Said b. Müseyyeb’in, Ömer b. Hattab (r.a.)’dan naklen anlattığı şu hadîs-i şerif önemlidir:

“Yetim dövüldüğü zaman ağlamasından ötürü Arş titrer. Ve Allahu Teâlâ meleklerine şöyle buyurur:

Babasını toprağa gömdüğümü kim ağlattı?

Kendisi onu ağlatanı İyi bildiği hâlde yetimin değerini anlatmak İçin sorar.

Melekler şöyle derler:

Rabbimiz, bizim bir şey bildiğimiz yoktur. Bunun üzerine Allahu Teâlâ şöyle buyurur:

Sizi şahit tutuyorum, onun gönlünü alanın, Kıyamet Günü katımda gönlünü alacağım.”

Resulullah aleyhisselatu vesselama onların başını okşar, onlara lütufta bulunurdu. Ömer b. Hattab (r.a.) da aynı şekilde yapardı.

Abdurrahman b. İbzî şöyle anlattı:

Allahu Teâlâ, Davud (a.s.)’a şöyle buyurdu:

Yetime şefkatli bir baba gibi ol. Bil ki, ne ekersen onu biçersin. İyi bir kadın, kocası için altın taçlı bir sultan gibidir. Onu ne zaman görse, gözü aydın olur. Kötü huylu bir kadın ise kocası için yaşlı birine yüklenen yük gibidir.

Muhammed b. FazI, rivayetini İbn Ömer’e ulaştırarak şöyle dedi:

İbn Ömer’e büyük günahlar sorulunca şöyle anlattı:

Dokuzdur:

1. Allahu Teâlâ’ya ortak koşmak.

2. Kasten bir mü’mini öldürmek.

3. Askerden kaçmak.

4. Namuslu bir kadına iftira atmak.

5. Yetim malı yemek.

6. Faiz parası yemek.

7. Ana babaya itaat etmemek.

8. Sihir yapmak.

9. Helâli haram saymak.

Mücâhid, Ibn Abbas (r.a.)’ın şöyle dediğini anlatır:

Altı tehlikeli günah vardır ki, bunların tevbesi yoktur.

Şunlardır:

1. Yetim malı yemek.

2. Namuslu bir kadına iftira atmak.

3. Askerden kaçmak.

4. Sihir yapmak.

5. Allah’a ortak koşmak.

6. Peygamberlerden birini öldürmek.

Ebû İmran Cevnî’nin dediğine göre, Ebû Halil şöyle anlattı:

– Davud (a.s.)’un Yüce Hakk’a yönelttiği soruları okudum. Biri şöyle idi:

İlâhî, yetim ve dul kadınların sığınağı olan ve onlara rızan için bakan kimsenin mükâfatı nedir?

Şöyle buyurdu:

Onu gölgemde gölgelendiririm. Ki, o gün gölgemden başka gölge yoktur. Yâni, Arşın gölgesinde gölgelendiririm.

Avf b. Melik Eşcaî, Resulullah (s.a.v.)’ın şöyle buyurduğunu anlattı:

“Bir kimsenin üç kızı olur da onlara bakarsa, onları evlendirir veya ölürlerse, onlar, kendisine ateşe karşı perde olurlar.”

Bir kadın sordu:

İki tane olsa yine öyle olur mu?

Şöyle buyurdu:

“Evet, İki tane olsa dahi yine öyledir.”

Resûlullah aleyhisselatu vesselamın şöyle buyurdu:

“Ben ve şefkatli, merhametli bir kadın şöyledir.”

Derken, iki şehadet parmağını yanyana getirdi. Devamla anlattı:

“Bu, kocası öldüğü hâlde kendi kızlarını ölünceye veya evlendirinceye kadar koruyup gözeten kadındır”

(Bu hadîs-i şerif, kız çocuklarını îmanlı, dindar, iffetli, örtülü ve namuslu bir şekilde yetiştirip sonra onları sâlih müslüman bir kocaya vermenin lüzum, ehemmiyet ve sevabını anlatıyor.)

Yezid Rakkası, Enes b. Mâlik’ten naklen Resûlullah (s.a.v.)’ın şöyle buyurduğunu anlattı:

“Bir kimse, çarşıdan çocuklarına bir yemiş alır götürürse tâ onların ağzına bırakıncaya kadar sadaka veren kimse sevabını kazanır. Bunu dağıtırken, kızlardan başlasın. Çünkü Allahu Teâlâ kızları şefkatli kılmıştır. Onlara şefkatli davranan kimse, Allah korkusundan ağlayan gibidir. Allah korkusundan ağlayan ise bağışlanır.

Bir kimse kızlarını sevindirirse hüzün günü Allah da onu sevindirir.”

Zeyd b. Eşlem, Resulullah aleyhisselatu vesselamın şöyle buyurduğunu anlattı:

“Ben ve yetime bakan cennette böyleyiz.”

“Böyleyiz” derken iki şehadet parmağını yan yana getirdi.

Ah yetimin bir kıymetini bilsek, dünyamız gönül tutkularımız bile değişirdi. Kalp hastalıklarımız geçici heveslerimiz belkide hepsi kaybolurdu. Unuttuk herşeyi dünyalık peşinde koşmaktan. Rabbim bizi katı yürekli olmaktan muhafaza etsin.

Milli gazeteden derlenmiştir.

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.