Ve insanlara güzel söz söyleyin.(Bakara / 83) Emrinin Manası

0
1715
Ve insanlara güzel söz söyleyin.
Ve insanlara güzel söz söyleyin.(Bakara / 83) Emrinin Manası

Güzel Söz:

“Ve insanlara güzel söz söyleyin.” Bu buyruğun masdar anlamına da gel­diğinden dolayı, söyleyeceğiniz söz güzel olsun, anlamında olduğu söylen­miştir. İnsanlara güzelliği bulunan söz söyleyin, takdirinde olduğu da söy­lenmiştir. O vakit bu bizzat masdar olur, masdar anlamında olmaz. Hamza ve Kisaî ise hâ ve sîn harfini üstün olarak şeklinde okumuştur.

el-Ahfeş der ki: Her ikisi de aynı anlama gelir. el-Ahfeş bu kelimenin “hüsnâ” şeklin­de okunduğunu nakletmişse de en-Nehhâs: Arapçada bu caiz olmaz. Çün­kü böyle bir ifade ancak elif lâm’lı olarak (el-hüsnâ) şeklinde olabilir. Bu, Si-beveyh’in görüşüdür. İsa b. Ömer ise “hüsünen” şeklinde okumuştur.

İbn Abbas der ki: Bunun anlamı şudur: Yani Siz insanlara karşı lâ ilahe illallah deyiniz ve onlara bunu söylemelerini emrediniz.

İbn Cüreyc de şöy­le der: İnsanlara Muhammed (s.a) hakkında doğruyu söyleyiniz. Onun (ki-tabınızdaki) niteliklerini değiştirmeyiniz.

Süfyan es-Sevrî de şöyle demekte­dir: İnsanlara marufu emrediniz, münkerden sakındırınız.

Ebu’l-Âliye de der ki: Onlara güzel söz söyleyiniz ve sizin en güzel şekilde bağışlanmanı­zı istediğiniz gibi  siz de onları en güzel şekilde bağışlayınız.

Bütün bunlar güzel ahlakın faziletli davranışlarına bir teşviktir. O bakım­dan insanın insanlara yumuşak söz söylemesi, iyiye, kötüye karşı ehl-i sün­net olana da bid’atçi olana da -yağcılık yapmaya kaçmaksızın- güleryüzlü dav­ranması gerekir. Ayrıca bu gibi kimselere karşı da onun bu sözleriyle bid’at-çinin mezhebinden hoşnud olduğunu ifade edecek şekilde konuşmaması da gerekir.

Çünkü şanı yüce Allah Hz. Mûsâ ile Hz. Harun’a:

“Ona yumuşak bir söz söyleyiniz” (Tâ-hâ, 20/44)

diye buyurmuştur. O bakımdan başkasına söz söylemek durumunda olan bir kimse bilsin ki Mûsâ ile Harun’dan daha fazi­letli değildir. Karşısındaki günahkâr da Firavn’dan daha kötü ve habis değil­dir. Allah Hz. Mûsâ ile Hz. Harun’a Firavn’a karşı yumuşaklığı emretmiştir.

Talha b. Ömer der “ki:

Ben Ata’ya şöyle dedim: Sen yanında değişik, doğru olmayan görüşlere sahip birtakım insanların toplanıp bir araya geldi­ği bir kimsesin. Ben ise hiddetli bir insanım. Onlara bazen ağır sözler söy­leyebiliyorum. Bana şöyle dedi: Hayır, böyle yapma. Yüce Allah:”İnsanla­ra güzel söz söyleyiniz” diye buyurmaktadır. Bu âyet-i kerimenin kapsamı­na yahudiler ve hristiyanlar girmektedir. Ya hanif dinine mensup olan bir kim­se nasıl girmez? Diğer taraftan Peygamber (s.a)’dan Hz. Aişe’ye şöyle dedi­ği rivayet edilmiştir:

“Çirkin söz söyleyen bir kadın olma. Çünkü çirkinlik (fu­huş) eğer erkek kılığında bir varlık olsaydı çok kötü bir erkek olurdu.” (Sadece ilk cümlesi ile Müslim,Selam 11)

Denildiğine göre bu âyet-i kerimede “insanlar” ile Muhammed (s.a) kastedilmiştir. Yüce Allah’ın şu buyruğunda olduğu gibi: “Yoksa onlar Allah’ın kendilerine lütfundan vermesi dolayısıyla insanları mı kıskanıyorlar?” (en-Nisâ, 4/54) Burada da sanki: “Peygamber (s.a)’e güzel söz söyleyin” de­nilmiş gibidir.

el-Mehdevî’nin Katade’den naklettiğine göre yüce Allahın: “Ve insanlara güzel söz söyleyin” buyruğu cihadı emreden kılıç âyetiyle neshedilmiştir. Ay­rıca bunu Ebû Nasr Abdürrahim, İbn Abbas’dan da rivayet etmiştir.

Bu âyet-i kerime ilk dönemlerde nazil olmuş, daha sonra kılıç âyeti bunu neshetmiştir.

İbn Atiyye de der ki: Bu, İslâm ümmetinin, İslâm’ın ilk dönemlerinde ben­zeri bir buyrukla muhatab alındığının delilidir. İsrailoğullarına dair haberde ve onlara verilen emirde ise herhangi bir nesh sözkonusu değildir. Doğru­sunu en iyi bilen Allah’tır.

İmam Kurtubi , el Camiu li Ahkamil Kur’an , cilt:2,syf;200,201

Ve insanlara güzel söz söyleyin.
Ve insanlara güzel söz söyleyin.

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.