Ümmet Şuuru

0
912

Ümmet Şuuru

Ümmetin büyük sıkıntılar çektiği bu dönemde biz Müslümanların takındığı tavırlar da oldukça önemlidir. Heyhat ki hala ümmet bilinci taşıyamıyoruz. 1916’da imzalanan ve emperyalist devletler tarafından hızla bölgede harekete geçirilen Sykes Picot anlaşmasının sonuçları bugün hala daha Ortadoğu’da istikrarın sağlanmasını engelliyor. Onların bölgemize zerk ettiği bu acı tohumu, görünmeye duvarları yıkalım, hep beraber Ümmet Şuuru kazanalım…

 Bölgede cetvellerle çizilen haritaların yanı sıra, Ortadoğu bölgesinde insanların zihinlerine de bir takım sınırlar çizildi. Bu sınırlar insanları kültür, ırk ve din bakımından neredeyse bin bir parçaya ayırdı. Bu parçalanma bu bölünme Petrol ve enerji peşinden  koşan devletlerin ekmeğine yağ sürmüş oldu. Parçalanmayı fırsat bilen Siyonist cemaatleri de, bölgeye toplu kafilelerle akın etti. Ümmetin başsız(halifesiz) kalmasıyla kendilerine at koşturacak bir alan bulan emperyalist akım, Ortadoğu bölgesine bir de virüs yerleştirdi. Bu virüs, parçalanmadan ve bölünmeden beslenen, insan kanıyla hayat bulan bir virüstü. Ümmet bölündükçe kuvvetleniyor, Ümmet ayrıldıkça onlar birleşiyordu. 20. yüzyılın başlarında Müslümanların arasına ekilen nifak tohumları gayesine ulaşmış oluyordu. Onlar bir din kardeşleri için bütün dünyayı ayağa kaldırmaya yeltenirken, biz milyonlarcasına çare bulamaz hale geliyorduk. Peygamber efendimizin buyruklarını unutup, Türk’ü  Kürt’ten, Beyaz’ı Siyah’tan ayırmaya başlıyorduk. Araplara hain, Kürtlere ayrılıkçı diyorduk. Zihnimize örülen ve kolay kolay aşınmayan bu duvarlar senelerdir bizi gerçeklerin yakınına bile yaklaştırmadı. Ümmet arasında ayrılık gayrılık bütün hızıyla devam ederken, Siyonizmin bölgeye entegresi de bir o kadar hızlı oldu. Daha önce Osmanlı’nın himayesinde huzur, barış ve güven içerisinde yaşayan toplumlar, bölge insanının arasına atılan nifak tohumlarıyla kendilerini kan gölü içinde buldular. Eski güçlerinden yoksun, eski birliklerinden mahrum olarak, bir çok saldırıya ve istilaya maruz kaldılar. Günümüzde de bu durum aynı şekilde devam ediyor. Maalesef devam ediyor çünkü Müslümanların zihinlerinde hala ayrılık duvarları örülü vaziyette. Bu duvarlar yerle bir olmadıkça, Müslümanlar dost, kardeş ve yoldaş olmayı beceremedikçe istilaya ve zulme boyun eğmek zorunda kalacağız. Ümmetin kurtulması kardeş olmamızdan geçiyor çünkü karşımızda neredeyse her milletten birleşmiş bir kardeşler örgütü bulunuyor. Allah (cc) Müslümanlara bir kez daha birlik olabilmeyi, gerçek bir ümmet olabilmeyi nasip etsin. Özlediğimiz ve beklediğimiz hilafet makamını bir kez daha hayata geçirebilmeyi nasip eylesin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.