Sıla-i Rahim Hakkında Soru Soran Kardeşimize Cevabımız

0
515
Sıla-i Rahim Hakkında Soru Soran Kardeşimize Cevabımız

Sıla-i Rahim Hakkında Soru Soran Kardeşimize Cevabımız

[quote bcolor=”#eeee22″]

Soru: Sitenizin takipçisiyim. Dün okuduğum konu beni çok ama çok etkiledi kendi içimde makul ve mantıklı bir çözüm yolu bulamadım o yüzden yazmak istedim, sonrada ne kadar dikkate alınır ki diye bir şüphe kaplayınca içimi fazla bişey yazmak istemedim…

45 yaşındayım yaklaşık 8 yıl önce annem evimizden kısmen eşyaları toplayıp erkek kardeşimin yanına taşındı.. ogün bu gündür sılai rahim denen akrabalarla hiç bir ilişkim yok gitmem gelmem arayıp sormam kendi içimde küskünlük yaşıyorum.

hak etmediğim bir davranıştı benim için, babam vefat etmişti annem ve kız kardeşimle birlikte yaşıyorduk… ancak annem böyle bir durumla karşı karşıya bıraktı bizi…

kırgınım hemde çok….bunun sorumluluğu birde din açısından hadisi şerifleri okuyunca öylece kalakaldım…

söyleyin şimdi ne yapmalı nasıl davranmalıyım… annedir ne yapsa yeridir mi diyeceksiniz…. erkek kardeşlerim içinde erkekdir aklı okadar çalışır mı olacak… neden beni -bizi böyle bir durumla karşı karşıya bıraktılar… affedemiyorum

[/quote]

[quote bcolor=”#81d742″]

Cevap:Sn. Makbule Hanım, Göstermiş olduğunuz ilgiye biz de müteşekkiriz. Bizi takip etmeniz ve yazılanlardan istifade etmeniz bizi çok sevindirdi. Sizin gibi yüksek ahlâki ve vicdâni değerlere sahip güzel ablalarımız ve kardeşlerimize, yaşadığı sorunlarda yardımcı olabilmek bizim için son derece önemli. Biz, bize gelen her mesajı büyük bir dikkatle okuyor ve mümkün olan en kısa zamanda cevaplayarak, sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Öncelikle ifade etmek isteriz ki, haksızlığa uğramanıza rağmen yine de küskünlüğünüzün vicdanen rahatsızlığını yaşıyor olmanız son derece umut verici. Takdir edersiniz ki, hepimiz zaman zaman sevdiklerimiz tarafından kırılıyor veya haksızlığa uğruyoruz. Tepeden tırnağa kadar duyguyla donatılmış olan bizler için, bunları kabullenmek ve sindirmek elbette ki kolay olmuyor.

Bize kalırsa, insanın kendi nefsini ve gururunu çiğneyip, birilerinden özür dilemesi veya birilerini affetmesi dünyanın en zor işlerinden biri. Ancak, bizi her dakika ve her saniye imtihana tabi tutan Rabbimizin rızasını kazanmak için bu zor işleri başarmamız gerekiyor.

Kıymetli Ablamız,
Biliyorsunuz ki bu dünya hayatı çok kısa ve geçici. Belki erken belki geç, bir gün hepimiz bu dünyadan göçüp gideceğiz. Hakk’ın emri elbet bir gün size veya annenize ulaşacak. O gün gelmeden önce birşeyler yapmak, o gün pişman olmaktan inanın ki çok daha iyidir. Onlar bilmese de, siz bu dünyanın birbirimizi kırmaya değmeyeceğini biliyorsunuz. Sizden ricamız, bugün imkan elinizdeyken ve tüm bunların farkına varmışken, lütfen gözlerinizi bu gerçeğe kapatmayın.

Değerli Ablamız
Haksızlık demir lokma gibi boğazına düğümlenir insanın, yenmez yutulmaz kolay kolay, bu doğru. Ancak, bu düğümü çözmenin yolu da affetmekten geçer. Hele ki affetmeniz gereken kişi annenizse bu durumda çok daha müsamahalı davranmanız gerekir. Kırgınlığınızı anlayabiliyoruz ancak, annenizin de sizin üzerinizde olan hakları vardır. Bu kırgınlık sebebiyle, bunları da görmezden gelmeniz doğru olmaz. İsterseniz yolumuzu bir ayet ve bir hadis ile aydınlatalım:

Allah Celle Celaluhu İsra Suresi 23. Ayette, şöyle emrediyor:

“… Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle!”

Yine Asr-ı saadette, hac sırasında, bir sahabe, hasta annesini omzuna alarak Kâbe’yi tavaf ettirmiş, sonra Rasulullah’ın (sav) yanına gelerek şöyle demiş:

–“Ya Rasulallah! Annemi sırtımda taşıyıp tavaf ettirerek hakkını ödedim mi?”

Allah Rasulü (sav) buyurdular ki:

–“Hayır! Sana hamile iken alıp verdiği bir nefesin hakkı bile değil!”

Makbule Hanım,
Dini hassasiyet sahibi biri olarak, bu ayet ve hadise kulak vermeniz, bu dünyadaki zor  imtihanlardan birini kazanmanıza vesile olacak ve hem bu dünyada hem de ahirette sizi ağır bir sorumluluktan kurtaracaktır.
Size tavsiyemiz şu ki; yüzyüze görüşmek yerine telefon görüşmesi yapın. İlk aşamada bu işinizi kolaylaştıracaktır. Yüzyüze söylemekten çekineceğiniz şeyleri telefonda rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Anneniz eğer sizle barışmayı kabul ederse, birkaç telefon görüşmesi daha yaparsınız. Aradaki buzlar eridikten sonra da yüzyüze görüşürsünüz.

Böylelikle belki herşey düzelmiş ve vicdanınız da rahatlamış olur. Ama muhakkak bu adımı atın ve yapmanız gerekeni yapın. Başkasının ne yaptığı değil, sizin Allah için ne yaptığınız size sorulacak. Anneniz eğer sizle barışmayı kabul etmezse, en azından siz bir adım atmış olursunuz. “Ben elimden geleni yaptım dersiniz” ve yine vicdanınız rahatlamış olur. Sonuç olarak bu yükten de kurtuğlmuş olursunuz. Allah yardımcınız olsun. En kısa zamanda barışmanız dileğiyle.. Allah’a emanet olun.

(Ek bilgi: Sıla-i Rahim, günümüzde telefonla yapılabilmektedir.)

[/quote]

İkra İslam İlimleri Araştırma Merkezi Fetva Kurulu

İlginizi Çekebilir :Sıla-i Rahim Nedir ve Nasıl Yapılmalıdır?

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.