Salih Amellerin En Büyüğü Olan Namazın Dinî Hikmeti Nedir?

0
1193

Salih Amellerin En Büyüğü Olan Namazın Dinî Hikmeti Nedir?

“İnnellezine amenü ve amilû’s-salihati…” âyet-i kerimesindeki “salihat” (salih ameller) ifadesi, namaz ile zekâtı da içine aldığı halde bu iki ibadetin ayrıca dile getirilmesi, şüphe yok ki Kur’ân’a has ince bir hikmete dayanmaktadır. Bu hikmet, bu iki ibadetin faziletini, yüceliğini açıklamaktan ibarettir.

Salih Amellerin En Büyüğü Olan Namazın Dinî Hikmeti Nedir- ikrailimmeclisi

Bu dersimizde sadece namazın farz olmasındaki hikmeti bir nebze açıklayalım:

Müslümanlık’ta namazın en mukaddes ibadet olduğu, herkes tarafından bilinmektedir. Namaz, Allah zikrini içine almakta ve tüm şükür çeşitlerini kapsamaktadır. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), peygamberlikle görevlendirildiği zamandan itibaren namaz ibadetini yerine getirmiştir. Fakat bildiğimiz şekilde günde beş vakit kıldığımız namaz, Mi’rac gecesinde farz olmuştur. Mi’rac ise peygamberlik görevinin on üçüncü senesinde veya tercih edilen ve meşhur olan görüşe göre hicretten on sekiz ay önce meydana gelmiştir.

Namazın asıl gayesi ibadettir, Allah Teâlâ’ya kulluğumuzu arzetmektir. Bunula beraber namazın din, ahlâk, sağlık ve sosyal bakımdan pek çok faydası vardır.

Müslümanlar namaz kılmak için abdest alır, taharet ve temizliğe dikkat ederler. Cenâb-ı Hakk’ın manevi huzuruna kabul olunarak büyük bir saygı içerisinde secdeye kapanırlar. Allah Teâlâ’ya bağlılıklarını ve kulluklarını ortaya koymaya çalışırlar. Yalvarış ve yakarışta bulunarak dünya ve ahiret saadetine ulaşmalarını yüce dergâhtan niyaz ederler.

Bunun yanında Müslümanlar, namaz sebebiyle her gün beş defa tertemiz mâbedlerin çatısı altında toplanarak bir kıbleye yönelirler. İslâm’ın kıblesi olan Allah’ın Kâbe’sini hatırlayarak oldukça yoğun bir heyecan yaşarlar. Birbirleriyle güzelce tanışırlar, aralarındaki kardeşlik ve sevgi kuvvetlenir. Kalplerinden ihtilaf ve hırs karartıları yok olur gider. Yüzlerinde din, dostluk ve birlik nurları parlar. İşte namaz, bu gibi hikmetleri, faydaları içinde toplayan son derece yüce bir ibadettir.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün sahâbe-i kirâma şöyle sormuş:

“Bana söyleyiniz: Sizden birinin kapısı önünde bir ırmak olsa da o kimse her gün bu ırmakta beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?” Onlar da,

“Hayır, kirinden bir şey kalmaz” dediler. Nebî Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular:

“Beş vakit namazın durumu işte bunun gibidir. Allah Teâlâ bu namazlar ile hataları silip yok der.” (Buhârî, Mevâkît, 6; Müslim, Mesâcid, 283).

Ne büyük ilâhî bir lütuf! Artık her insan, namazın değerini bilmeli ve namaza devam etmelidir.

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.