Peygamberimiz Birisini Övmeyi Niçin Onu Boğazlamaya Benzetmiştir?

0
968

Peygamberimiz Birisini Övmeyi Niçin Onu Boğazlamaya Benzetmiştir

Peygamberimiz Birisini Övmeyi Niçin Onu Boğazlamaya Benzetmiştir?

Ebu Bekre (Radıyallahu anh) şöyle demiştir:

Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)‘in huzurunda bir kimse diğer bir kimseyi övdü. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kaç kere:

“Yazık olsun sana! Sen (böyle övmekle) arkadaşının boynunu kestin, sen arkadaşının boynunu kestin.” buyurdu. Daha sonra: “Sizden her kimin (din) kardeşinin muhakkak medhetmesi icap ediyorsa: Filan kimseyi (görünüşüyle iyi) sanırım. Onun amellerine karşı hesaba çeken Allahü Teala’dır. Ben, Allahü Teala’ya karşı kimseyi (siretiyle) temize çıkaramam. Onu şöyle şöyle zannederim, desin!.. Bunu da (hakikaten) o kimseyi bu suretle biliyorsa, öyle söylesin.” buyurdu.

İzâh

Bir müslümanı övmenin, övülen kişi için helâkı gerektirmiş olması, bu övgünün övülen kişiyi kibirlenmeye ve şımarmaya sevk edebileceği endişesine dayanır. Bundan dolayıdır ki, yüzüne karşı kimseyi medhetmemelidir. Çünkü felaketine sebep olabilir, çoğu zaman ifrata varıp ileri gider ve yalana varır.

Bazen de dışarı medhetmekle, içinden sevmediği ve bütün söylediklerinde ciddi olmadığı halde, ona kendisini sevdiğini bildirmeye çalışır  ve bununla riyakâr ve münafık olur.

Bazen de medhettiği kimsenin kibirlenmesine, böbürlenmesine yol açar. Kibir, insanı helâk eden kötü sıfatlar ve huylardandır.

Bazen de bu medihle medhedilen kimse sevinir, kendisini beğenir, nefsinden razı olup amel ve ibadet etmekten geri kalır. Halbuki kendini eksik görenlerin vazifesi bütün gücü ile amel etmek, ibadete koyulmaktır. Kendisi medhedilince, olgunlaştığını zanneder. Bunun için Resulullah Efendimiz birini medhene “Arkadaşının boynunu kestin” buyurdu. Aslında bu söz, bir benzetme olup adamı helâk ettin manasında kullanılmıştır. Kişiyi medhetmek onu kesmek, boğazlamak denmiştir. Çünkü amelde gevşeklik, kibir, kendini beğenmek gibi kötü hasletlere yol açar. Bunların hepsi insanı boğazlamak gibi helâk eder.

Görülüyor ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam mutlaka medhedilecekse, onun hakkında kesin bir şey söylemeyip, zannederim şöyledir gibi sözler söylemesini emir buyurmuştur. Halbuki gerek Sahihi Buhari’de gerekse Sahihi Müslim’de kişinin yüzüne karşı medhin caiz olduğunu bildiren birçok sahih hadisler varid olmuştur. Ulema bu rivayetlerin aralarını bulmuş, yüze karşı medhin yasak edilmesini, pek ziyade ileri gidildiği veya övülen kişinin kendini beğenmek gibi bir fitneye düşmesinden korkulduğu surete hamletmişlerdir. Aklı başında, takvası yerinde olup şımaracağından korkulmayan kimse ise, fazla ileri gitmemek şartıyla yüzüne karşı övülebilir. İyi bir iş yapan kimse, iyiliğe teşvik ve devam etmesi, başkalarına da örnek olması, başkalarının da bu hususta gayrete gelmesi için medhedilirse, bu medih, çirkin ve zararlı değildir.

İmam Nevevi’nin Müslim şerhinde medhü senanın, övülen kişiyi daha çok hayra sevketme gibi bir faydası varsa, medhü sena yapmak müstehâb olur, demiştir. Bundan dolayı Resûlullah Efendimiz, Ashabını medhetti ve hatta “Ebu Bekir’in imanı, bütün alemlerin imanı ile tartılsa, Ebu Bekir’in imanı ağır gelir.” buyurdu. Hazreti Ömer için de: “Eğer Ben peygamber olarak gönderilmeseydim, sen gönderilirdin, Ey Ömer!” buyurdu. Hangi medih bundan üstün olabilir. Fakat bunu içten ve doğru olarak söylemişti. Onlar, insanlara mahsus olan en yüksek derecelerde bulunduklarından, bu sonsuz medihlere muhatap olunca kibre kapılmadılar, ibadetlerini ihmal etmediler, amellerinden geri kalmadılar.

Ayrıca fasık olan bir kişi de övülmemelidir. Hasan Basri (Rahmetullahi aleyh) şöyle buyurdu:

“Zalime çok yaşaması için dua eden, Allahü Teala’ya isyan etmeyi seviyor demektir.”

İmam Gazali (Rahimehullah) ise: “Zalim fasıktır; aşağılanmalıdır ki, üzülsün; övülmemelidir; yoksa sevinir” buyurdu.

Rasulullah Efendimiz, insanları kendisini medhetmekten menederdi. Kendisi de, kendini insanlar arasında adet olduğu üzere medhetmezdi. Bunun için: “Ben Ademoğullarının efendisiyim” buyurur, arkasından ise: “Övünmek için söylemiyorum” buyururdu. Nitekim insanlar böyle konuşunca kendilerini medhedeler. Ama O’nun iftiharı, Allahü Teala’ya yakınlık, kulluk ve itaat bakımından olup insanların önündeyim, herkes benim ardımdadır, manasında söylenmemiştir. Birisi Resulullah Efendimiz’i yüzüne karşı medhettiğinde: “Ya Rabbi! Beni zannettiklerinden iyi eyle ve onlara (benim hakkımda) bilmediklerini bağışla” diye dua etti. Hazreti Ömer (Radıyallahü anh), kendisini medheden bir adama:

“Beni de, kendini de helâk mı edeceksin?” dedi.

 

Kaynak; Siracu’l-Müttekin İzahı Sıratu’l Mühtedin, 2. Cilt, yasın yayınevi, syf: 30,31,32

Peygamberimiz Birisini Övmeyi Niçin Onu Boğazlamaya Benzetmiştir?

 

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.