Öl de köye dönme

0
478
Öl de köye dönme
Öl de köye dönme

Sene 1915… Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biridir. Birinci Cihan Harbi bütün cephelerde devam etmektedir. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu… Yiğitlerin biri ölüp, bini yetişmekte, ihtiyarı, genci savaşıp didinmekte; analar, toprağımıza kefere çizmesi değmesin diye, el açıp Allah’a dua etmekte, memleketin her köşesinden birbiri ardınca onlarca tren kalkmakta, cepheye takviye kuvvet taşımaktadır.

Yer Bilecik… Yine bir takviye treni istasyonda beklemekte. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla ve şüpheyle yaklaşır… Beli bükülmüş, soluk benizli, başı yaşmaklı, ihtiyar bir Türk anası çakılmış gibi orada durmakta, yağmurdan sırılsıklam olmasına rağmen huşu içinde beklemektedir. Sevkiyat subayı yaklaşır ve sorar:

[quote bcolor=”#ddcd1f”]- Anacığım, yağmurun altında niye böyle bekliyorsun?
– Trende oğlum var. Onu uğurlamaya geldim.
– Oğlun kimdir, nerelisiniz?
– Söğüt’ün Akgünlü köyünden Mehmed oğlu Hüseyin.
– Onu görmek ister misin, çağırayım mı?
– Sana dua ederim. Ona bir çift sözüm var. [/quote]

Hüseyin kısa zamanda bulunur. Elini öpen oğlunu bağrına basan yiğit anamızın ağzından, tarih sayfalarının bağrını mermi gibi delen şu sözler dökülür:

Hüseyin’im, yiğit oğlum benim! Dayın Şıpka’da, baban Dömeke’de, ağabeylerin Çanakkale’de şehit düştüler. Bak! Son yongam sensin. Eğer, minarelerden ezan sesi kesilecekse, camilerin kandilleri sönecekse öl de köye dönme. Dönersen sütüm sana haram olsun. Yolun Şıpka’ya uğrarsa dayının ruhuna bir Fatiha okumayı unutma. Haydi oğul! Allah yolunu açık etsin”

Hüseyin son defa anacığının elini öper; yaşlı gözlerle oğluna bakan anası son evladını da dualarla cepheye uğurlar. İşte Birinci Cihan Harbi destanı, böylece yazılmış olur.

İlginizi Çekebilir : Çocuk İletişiminde 12 Önemli Husus

 

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.