Kur’ân Tercümanı Abdullah b.Abbas’ın Hayatından Alacağımız 5 Ders

0
30

Kur’ân Tercümanı Abdullah b.Abbas’ın Hayatından Alacağımız 5 Ders

Abdullah b.Abbas,  sahabenin alimlerindendir. Ümmetin ilim deryasıdır. Arap’ın dahisidir. Alimlerin alimidir. Ümmetin ilim denizidir. Müfessirlerin sultanıdır. Bu son ifadeyi kendisi de bir müfessir olan Abdullah b. Mesud demiştir. Efendimiz çoğu kez ona; “Allah’ım! Onu dinde fakih kıl ve Ona tevili öğret!” diye dua etmiştir. Muksirundandır. 1660 tane hadis rivayet etmiştir. Meymune Validemiz, onun teyzesidir. Ve bunca ilminin yanı sıra, biz onu aynı zamanda at sırtında, cihad meydanlarında bir mücahid olarak Tuster şehrinde, Taberistan da, İstanbul da görüyoruz. İlim öğrenmekle yetinmemiş, öğrendiği ilmi ulaştırma adına, bir sorumluluk hissederek gayret sarfetmiş, atının üzerinde mücahitlik etmiş, bir mücadele vermiş. Çok şey söylenir daha lakin, şu 5 emaneti alalım hayatlarımıza, gereğini yerine getirelim:

  1. Peygamberinin rüyasını ve hedefini, kendine emel olarak belirle ki, O’nun sesini ve sedasını sessizliğe mahkum etmeyesin.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir rüya gördü Hendek’de, kazmalar vurulurken. Sahabe ne yaptı? O hedefi gerçekleştirmek için dünyanın dört bir yanına gitti. Peygamberimiz rüya gördü, -Hz. Fatıma bize naklediyor- Hakim’in Müstedrekin’de geçiyor. Hayberden dönmüş Peygamberimiz. Günlerin yolculuğunun yorgunluğu üzerinde. Üstü başı toz toprak içinde. Fatımasına doğru yürüyor. Fatıma da ona doğru yürüyor. Fatıma, babasına sarılıp, gözyaşları içerisinde ağlamaya başlıyor. Bir yandan da babasının üzerindeki tozu toprağı siliyor ve diyor ki;

-“Ne zaman bitecek bu sıkıntılar? Rahat etmeyecek misin bu dünyada?” Efendimiz de gözyaşları içinde hedefini, rüyasını, hülyasını bize söylüyor;

-“Sabret kızım! Gün gelecek Allah babanın adını yeryüzünde kıldan, tüyden yapılmış her çadıra; kiremitten, kerpiçten yapılmış her eve ya izzetle, ya zilletle sokacaktır.”

Sessizliğe mahkum edecek misiniz bu rüyayı? Etmeyin. Hedefiniz ne olur bu olsun. Vallahi billahi tallahi bu gerçekleşecek.  Biz Amerikasından Filistinine kadar o adın ve o adın sembolü olan Ezan-ı Muhammedi’inin şehval açacağını göreceğiz inşallah. Mesele sahabe gibi ben yapayım diyerek meydana çıkmaktır.

  1. İlme karşı derin bir iştiyakın, ihsan şuurundan kaynaklanan sarsılmaz bir ihlasın,şartlara takılmadan düzenli ve istikrarlı bir çalışman olsun ki, gerçek manada talebe olasın.

Talebe olmak istiyor musun? Söz onundur aslında, onun hayatından yola çıktık.

  1. Salihlerin meclislerinden ve onların ayak izlerinden ayrılma ki, onlar tarafından fark edilebilesin ve onlardan dua alabilesin.

Sakın küçümsemeyin duayı. Evlatlarınıza, salih gördüğünüz insanlara dua ettirin. Allah o Salih kimsenin hatırına o duaya icabet eder, evladınız İbn Abbas gibi bir alim olur. Mücahid olsun diye dua ettirin, Muvahhid olsun diye dua ettirin. Sizde dua edin. O dualardan bir tanesi;

Allah’a ihlasla ihsan şuuruyla yapılır. Allah o duayı kabul eder inşallah. Salihlerin o duasının mazhariyetiyle evlatlarınız ve evlatlarımız Salih ve Salihalar olur.

  1. Gözünü haramlardan, kulağını dedikodulardan, yüreğini kötü duygulardan arındır ki, safi bir dimağ (akıl) ile Kuran ve Sünnet rahlesinin önüne oturabilesin ve gerçek manada istifade edebilesin.

Gözünü, kulağını, kalbini böyle şeylerden arındırırsan, alıcıların açılır. Aynen İbn Abbas gibi. Alıcıları açılırsa eğer, Allah’ın rahmetide orada çok farklı tecelli eder. Allah’ın izniyle ilim adına çok farklı bir noktaya varmış olursun.

  1. Hasedin, Allah’a karşı haddi aşmak olduğunu unutma. Unutma ki, her durumda Allah’tan razı olasın ve her durumda Allah’ı razı etmek için gayret gösterebilesin.

Hased, Allah’a karşı haddi aşmaktır. İbn Abbas der ki;

“Duysam ki, bir kardeşimin tarlasındaki ürünler; benim tarlamdaki ürünlerden daha fazla ürün vermiş. Kendi tarlamda ürün vermiş  gibi ona sevinirim.

Duysam ki, bir hakim bir kardeşimin davasında adaletle hükmetmiş, o kardeşim de sevinmiş. Kendime sevindiğim kadar O’na sevinirim.

Duysam ki, bir kardeşim Allah’ın emrini yerine getirmek için gayret göstermiş. Kendim getirmişim gibi onun hesabına sevinirim.”

Bu nedir? Haşyeti hayatının eksenine koyarak, hasede yer vermemektir. Hased etme. Sen eğer hased edersen, Allah’ın sınırına girdiğini unutma. O zaman bak Allah senin için neler takdir edecek.  Allah’tan razı olacaksın o zaman ve Allah’ı da razı edeceksin. Allah’tan razı olun ve O’nu da razı edin inşallah.

Muhammed Emin Yıldırım Hocaefendi

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.