Korkunç Manzara Kabir

0
1035

Korkunç Manzara Kabir

Sonsuz ahret hayatının ilk istasyonu olan kabir bizi düşündürmelidir. Özene bezene güzelleştirmeye çalıştığımız şu iğreti evlerimizden, orada daha uzun süre kalacağımız iyi bilinmelidir. Asıl orayı güzelleştirip, sevgili Peygamberimiz’in deyişiyle, “Cennet bahçelerinden bir bahçe” haline getirmemiz gerektiği unutulmamalıdır.

kabir azabı - ikra ilim meclisi

Ne yazık ki kabirlerden, kabristanlardan ders almıyoruz; gördüklerimiz üzerinde yeterince düşünmüyoruz. Çok duyarlı biri olduğumuzu söylesek bile, yeterince duyarlı davranmıyoruz.

Peygamberimiz’in dikkatli öğrencileri olan Ashab-ı Kirâm Efendilerimiz bizim gibi değildi;

Hz. Ebubekir’in kızı veEfendimiz’in baldızı olan Esma anlatıyor:

“Bir gün Allah’ın Resulü kabirde insanın başına gelecek hallerden söz ediyordu. Onun anlattıklarını duyan Müslümanlar, öyle bir çığlık kopardılar ki, Allah’ın elçisinin ne buyurduğunu anlayamadım. Herkes susunca bana en yakın olan kişiye Hazreti Peygamber’İn sözünü nasıl tamamladığını sordum. O da Resulü Ekrem’in:

Allah bana şunu vahyetti: ‘Siz kabirlerinizde deccal fitnesine yakın bir imtihandan geçeceksiniz.’ Buyurduğunu söyledi. (Buhari, Cenaiz 86; Nesai Cenaiz 115)

Kabir azabı hakkında bu söz Ashab-ı Kirâm’ı kendilerinden geçirmeye yetti.

Hazreti Osman bir kabrin başında durunca, gözyaşları sakalını ıslatacak derecede ağlardı. Biri ona;

“Cennetten, cehennemden söz edince ağlamıyorsun da, kabri görünce neden ağlıyorsun?” diye sordu. Peygamber Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cennetle müjdelediği 10 kişiden biri olan Hz. Osman ona şunları söyledi:

“Çünkü Resûlü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

‘Kabir, ahret duraklarının ilkidir. İnsan orada yakasını kurtarırsa, gerisi kolaydır. Eğer orada yakasını kurtaramazsa, daha sonrası çok daha kötüdür.’

Peygamber (aleyhisselam) sözünü şöyle tamamladı:

“Ben hayatımda kabirden daha korkunç bir manzara görmedim.” (Tirmizi, Zühd 5; İbni Mace, Zühd 32; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I 63-64)

İşte bizim Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların bilmediğini bilir,görmediğini görür, duymadığını duyardı. Kainatin Rabbi ona böyle bir imtiyaz vermişti. Bu sebeple biz, gönlümüzü onun eşiğine bağlamalı, hayatımızı O’nun buyruklarına göre yön vermeli, O’nun izinde yürümeye gayret etmeliyiz.

Yüce Rabbim bizi O’nun yolundan ayırmasın. (Âmin,yâ Rabbel Alemin)

Kaynak; On Sekiz Bin Alemin Mustafası- Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir, Tahlil yayınları, syf: 154, 155.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.