Kocasını Ateşten Kurtaran Kadın!

0
1697

Bazen erkeği idare etmek evin hanımına düşer. En zor anlarda ondaki annelik şefkati ve sabrı yuvayı ayakta tutar. Koca ahlâk olarak çökmüş, maddî olarak iflas etmiş ve her yönüyle yardıma muhtaç hale gelmiş olabilir. Böyle bir noktada Müslüman hanıma büyük bir iş düşmektedir. O, iman, sabır ve vefa ile hem yuvasını kurtarabilir hemde bu büyük hizmetiyle cennet kadınları arasında yer alabilir. Tıpkı Hazreti Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızı Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha) gibi!

Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha), Resûlullah Efendimiz’in Hazreti Hatice’den (Radıyallahu Anha) ilk kızıydı. Teyzesinin oğlu Ebû’l-Âs ile evlendirilmişti. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) peygamberliğini ilân edince, kızı Zeyneb (Radıyallahu Anha) müslüman oldu, fakat damadı eski dininde kaldı, müslüman olmaya yanaşmadı. Hanımı Zeyneb (Radıyallahu Anha) ona hak dini anlattı, kabulü için rica ve ısrar etti; ancak fayda vermedi.

Medine’ye hicret edildi. Ebû’l-Âs karısı Zeyneb’in hicretine engel oldu, onu Mekke’de tuttu. Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha) iki acıyı birden yaşıyordu. Biricisi; kocası müşrik olarak kalmıştı, ikincisi de babası Hazreti Muhammed’den ayrılmış, hicret edememişti. Bu ayrılık ciğerini dağladı. Sabretti; haline rızâ gösterdi. Kocasının hidayete gelmesi için dua etti.

Hicretin ikinci senesinde Bedir Savaşı oldu. Bu savaşa Ebû’l-Âs da katılmıştı. Müslümanlar onu esir alıp, Hazreti Peygamber’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e teslim ettiler. Esirler kendilerini serbest bıraktırmak için fidye vermeye razı oldular. Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha) kocasını kurtarmak için fidye olarak bir gerdanlık ile bazı şeyler gönderdi. Bu gerdanlık annesi Hazreti Hatice’nin (Radıyallahu Anha) ona düğün hediyesi olarak taktığı kendi gerdanlığı idi.

Allah Resûlü bu gerdanlığı görünce tanıdı. Hazreti Hatice’yi (Radıyallahu Anha) hatırladı, hüzünlendi, ağladı ve sahabelere;

“İsterseniz bu esiri, vereceği bir söz karşılığı bana bağışlayın, bu gerdanlığı da Hazreti Zeyneb’e (Radıyallahu Anha) geri verin.” teklifinde bulundu. Ashâb-ı Kirâm, ‘Baş üstüne’ dediler. Ebû’l-Âs’dan Zeyneb’i (Radıyallahu Anha) boşayıp, Medine’ye gönderme sözü alındı, gerdanlık geri gönderildi. Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha) anlaşma gereği Medine’ye geldi; fakat gönlü kocasının hak dine girmesini ve yeniden yuvasına kavuşmasını istiyordu. Sabırla duaya devam etti. Nihayet hicretin yedinci senesinde kocası gönül hoşluğu ile Müslüman oldu, Medine’ye geldi, Allah Resûlü’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müslüman olduğunu bildirdi.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hem Müslüman oluşuna, hem kızının sevdiği kocası ile yuvasına kavuşmasına sevindi. Böylece bir sabır ve vefa örneği hanımın duası gerçekleşti. Hem kocası hem yuvası kurtuldu.

Bu buluşmanın üzerinden bir sene geçti. Hicretin sekizinci senesinde vefa sahibi Hazreti Zeyneb (Radıyallahu Anha) vefat edip, cennetteki evine taşındı. (bk. İbn Sa’d, Tabakat, 8/30-36.

Kaynak; S.Muhammed Saki Erol, Aile Saadeti, Semerkand yay…, syf: 59-61

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.