İslamdan Uzaklaştı Düğünler

2
1999

İslamdan Uzaklaştı Düğünler

Bir düğün düşünün;

Son ses müzik, salonda (veya meydanda) onlarca kadın erkek, şık gösterişli kıyafetler,
yine o kıyafet içinde boya küpüne dönen kadınları süzen erkekler!

Karışık erkek kadın dans edilen bir düğün düşünün… Hani ortamına göre davrananlar vardır ya. Bu onlar için bir sıkıntı değil, hatta hazmetmesi kolay bir durumdur. Karısını kızını onlarca erkeğin
önünde piste sürüyor. Onlarınki, normalde karısına mini etek
giydirmeyen maço ama denize giderken rahatça bikini giydiren deyusların zihniyetidir. (Hoş bu durumu sadece örnek veriyorum, olması sakıncalı durumlardandır)
Alkol alıyor musun diye soranlara; ‘Asla içmem ama ortamına göre.!’ diye çelişkili cevap verenler! İşte böyle yerine mekanına göre davranan insanlar.

Kadınların dans etmesi ortama uyum sağlaması hiç de abes gelmez. Nihayetinde bir çift evleniyor, mutlu günleri, kurtları dökmek en doğal(!) hakları!

İki yakın erkek arkadaş düşünün.

Yaşlarını başlarını almış, evli iki yakın arkadaş…

Birbirlerine oturmaya gittikleri bir gün, misafir olan adam; “Ey filan! Şu karını çağır da iki göbek atsın neşemiz yerine gelsin!!” diye bir teklifte bulunursa olacakları düşünebiliyor musunuz? Bu en hafifinden bir cinayet sebebi olabilir. Onlarca erkeğin gözü önünde dans etmesine müsade eden adam, bir adamın hem de yakın arkadaşı olan adamın önünde dans etmesine müsade etmiyor. BU NE YAMAN ÇELIŞKI.!Hatta belki cinayet işliyor.

Bunların ortamına göre dedikleri bu olsa gerek. Düğüne giderken olabildiğince güzelliğini ön plana çıkarmak ister kadınlar. Makyaj parfüm ruj olabildiğince süsler kendini vitrine koyulan ürün gibi millete karşı kendini sergilemek göstermektir amaç.

Ne yazık ki bu kadınlar arasında tesettürlü sanılan giyinmiş çıplaklar revaşta.
Ama artık her kadın kız gidiyor bu tür düğünlere, Giyinmiş çıplak veya diğer kadınlar tesettürlü olsalar bile, Özel olarak kuaföre gidilir. “Onlar tesettürlü kuaförde ne işleri var? gibi bir soru gelebilir akıllara. Malesef, bez parçası gibi kullanılan o başörtüsüne şekil vermek artık kuaförlerin işi!!

Topuz giyinmiş çıplakların baştacı(!)

Giyilen kıyafet çok özentili ama rezalet doludur. Şöyle ki; dize
kadar gösterişli bir renkte elbise giyer, topuklu ayakkabı, makyajı ve o kuaförde çeşitli modeller alan bez parçası! Bacağını açan başını örtüyor!

Ve bu hanımların eşleri, onları gözünden sakınması gerekirken, bir sürü erkeğin önünde dansettirip onlara bu doyumsuz(!) göz zevkini yaşatıyor.

Durum vahim gerçekten. Bu düğün dediğimiz eğlenceler binbir günahlar ile dolu. Siz siz olun bu tür tuzaklardan uzak durun. Düğün deyip geçmeyin, o kadınların günahı boynunuzda kalır.
Hesabı zor olur. Her çoban sürüsünden mesuldür. (Hadis-i Şerif)

Mustafa Kuş

Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” (Tahrim, 66/6)

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mes’ulsünüz. İmam çobandır ve sürüsünden mes’ûldür. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür. Kadın, kocasının evinde çobandır, o da sürüsünden mes’ûldür. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve sürüsünden mes’ûldür.”

İbnu Ömer der ki:

“Bunları Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’dan işitmiştim. Zannediyorum ki şöyle de demişti:

“Kişi bâbasının malında çobandır, o da sürüsünden mes’ûldür.” (Buhârî, Ahkâm 1,Ebû Dâvud, İmâret 1, (2928).

2 YORUMLAR

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.