İşid, Nasıl Doğdu Ve Kimler Adına Çalışıyor?

0
1288

işid2

İşid, Nasıl Doğdu Ve Kimler Adına Çalışıyor?

Irak’ta, Maliki idaresindeki hizipçi yapı tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar Müslümanlar üzerinde baskı kurdu, Ehl-i Sünnet akidesine bağlı olanlara terörist muamelesi yaptı, kimini öldürdü, kimini müebbed hapse mahkum etti. Milletin tertip ettiği barışçıl gösterileri şiddetle bastırdı. Sünnileri işe almadı, yaşadıkları bölgelere hizmet götürmedi. Hasılı Müslümanı yok etme siyaseti üzerine kurulan hizipçi bir yapı, denize düşeni yılana sarılmaya mecbur etti. Bütün bunlara rağmen aşiretler sürekli basın bildirileri yayımlayarak, bir taraftan müntesiplerine çocuk, yaşlı, kadın ve hastalara zarar vermemeleri, intikam duygusuyla hareket etmemeleri, emniyet güçlerini öldürmemeleri, teröre müsaade etmemeleri, İşid dahil yakan, yıkan, kural tanımayan gruplarla birlikte hareket etmemeleri noktasında ikaz etti, bu yönde ulema fetvalar neşretti. Irak Müftsü Râfi er-Rafii, yaptığı yazılı açıklamada, Irak’ı Maliki cuntasından kurtarmaya yönelik olarak başlatılan Musul ve Tikrit merkezli kıyamın Ehl-i Sünnet’e mensup aşiretler tarafından organize edildiğini fakat küresel medya tarafından İşid’le birlikte zikredilerek vicdanlarda mahkum edilmeye çalışıldığını söyledi. Enbâr Aşiretleri adına açıklamada bulunan Şeyh Ali el-Hatim’de halkı hem İşid hem de Maliki hükümetine karşı savaşa çağırdı. Müslümanları İşid’le birlikte hareket etmeme noktasında ikaz eden Yusuf Karadavi de yayımladığı fetvada, Irak’ta ki kıyamı, Ehl-i Sünnet akidesine bağlı Müslümanlara yapılan zulme bir başkaldırı olarak niteledi ve hadiseyi mazlum halkın meşru haklarını talep etme mücadelesi olarak gördüğünü ilan etti.
***
İlk ayetiyle muhataplarına okumayı emreden ve bu emirle de fetret dönemlerinde düşen İslam sancağının ulemanın elinde yükseleceğine işaret eden bir dinin müntesipleri eğer konuşmalarına, “Peygamberini kılıçla gönderen Allah’a hamd olsun.” diye başlıyorsa bu dinin dünyaya söyleyecek bir sözü olmadığını ilan etmektir. Bu cihetle İşid, İslami Harekete karşı büyük bir ihanet içerisindedir. İşid’in nesebi, selef-i salihîne değil, Hz. Ali ve Hz. Muaviye arasındaki hakem atama olayı üzerine ayrılan, Müslüman öldürmeyi adeta ibadet olarak gören Hariciliğe dayanır.
***
İlim, amel ve dava şuurunu esas alan, hayatın içinde duran alimler bugün meydan yerine çıkıp neyin İslam olduğunu söylemeyecekse ne zaman konuşacaklar? Geçmişte yaşayan batıl mezheplere ait görüşleri ezberleyip, Ehl-i Sünnet’in onları nasıl sistem dışı bıraktığını iftiharla anlatmayı ilim adamlığı olarak görenler bilmelidirler ki, küresel güçlerin ürettiği çağdaş ideolojiler bugün ümmet için geçmiş zamanların müteveffa meşreblerinden çok daha yıkıcıdır. Kudemanın sorun çözme tarzını dikkate almadan yazıp çizenler, sahabenin ufkundan mahrum kaldıkları gibi, Ehl-i Sünnet’i de, Şia – Vahhabi/İŞİD ateşinin ortasında savunmasız bir halde bırakmaktadırlar.

İhsan Şenocak Facebook Sayfası

 

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.