İmtihan

0
346
İmtihan

İmtihan

Sınanma ve denenme mutlaka gereklidir. Özellikle de Allah dostluğunda iddialı olanlar için. Eğer sınav ve imtihan olmasaydı, her önüne gelen evliyalık iddiasında bulunur, Allah dostu olduğunu söylerdi. İşte bunun içindir ki, büyüklerden biri şöyle demiştir:

“Bela, velayete vekil tayin edilmiştir. Ta ki, her önüne gelen evliyalık iddiasına kalkışmasın.”

Haktan gelen eza ve cefalara sabredip katlanmak ve onların kusurlarından vazgeçmek de evliyalığın alametlerindendir.

Kul Marifetullah’a eriştiği zaman, Allah onun kalbini bütünüyle kendisine yaklaştırır. Vereceklerini bütünüyle verir. Onu bütünüyle kendisine dostluk ettirir.Bütünüyle aziz kılar. Kişinin bütün bu ilahi lütuflara tamamen sahip olduğu bir anda, -Hz. Eyyüb’e yaptığı gibi – onları birdenbire elinden alır. Kendisini fakir düşürür. Nefsini başına tekrar musallat eder. Onunla arasına bir perde koyar. Bütün bunları yapmakla Allah, kulunu denemek, nimetler elinden gidince nasıl hareket edeceğine bizzat kendisine göstermek ister. Eğer kul, halinde sebat eder ve Allah yolundan ayrılmazsa, perdeleri kaldırır ve daha önceleri, sırf denemek için geri aldığı nimetleri ve İlahi lütufları kendisine gene bahşeder.

Beladan kaçma. Zira, sabırla karşılandığı takdirde bela, her hayrın esasıdır, temelidir.

Peygamberliğin de risaletin de, evliyalığın da marifetullahın da muhabbetin de esası, beladır. Belâlara sabredip tahammül göstermediğin takdirde, senin için temel yok demektir. Halbuki herhangi bir bina, ancak temel olursa ayakta durabilir.

Ahireti sermayen, dünyayı bu sermayenin kazancı yap. Zamanını, önce ahireti elde etmek için sarf et. Geri kalan vaktini, geçimini temin için harca. Sakın dünyanı sermaye, ahiretini onun kârı şeklinde yapma. Böyle yaparsan, dünyadan artan zamanını, ahiretin için sarf edersin. Bu zaman zarfında namazlarını kılmaya çalışırsın. Fakat çabucak kılayım diye, rükünlerine riayet etmezsin. Sonra dünya işlerinden dolayı yorulur ve bitkin düşersin. Geceleri namaz kılamaya fırsat bulamazsın. Yorgunluktan ölü gibi yatar, gündüz de faydasız olursun. Nefsine, heva ve isteğine hatta şeytana tabi olursun. Ahiretini dünyaya karşılık satarsın. Nefsinin kölesi ve onun bineği olursun. Halbuki sen, nefsine binmek, onu yalanlayıp tekzib etmek ve selamet yoluna sokmakla emrolunmussun. Bunlar ahiret yolu, Rabbine tâat yoludur. Sen, nefsinden gelen istekleri kabul etmekle, kendine zulmettin. İsteklerinde, lezzetlerinde, hevâsında ona uydun. Sonunda dünya ve ahiretin hayırlısını kaçırdın. Dünya ve ahireti zarara soktun. Böyle olursa, Kıyamet günü din ve dünya bakımından insanların en müflisi ve en zararlısı olursun.

Eğer dünyaya rağbet etmeyerek, kötülükten uzak kalarak Allah’a itaat edersen, Allah’ın has kullarından olursun.

Kaynak: Abdülkadir Geylani Hazretlerinden Hayat Dersleri- Dr. Veli Sırım

İlginizi Çekebilir: İlimde Ar (Utanma) Olmaz, Ar Eden Berhudar (Mesut) Olmaz

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.