Hz. Ebu Bekir’in (r.a) Vefatı

0
2676

EBU

 

Hz. Ebubekir, ölüme hazırlandığında, Hz. Aişe (r.a) geldi ve şu şiiri okudu :

Hayatınla yemin ederim, ruh sıkışıp göğsün daralmasına sebep olduğunda servet şahsı kurtaramaz.

Bunun üzerine Hz. Ebubekir yüzünü açıp şöyle dedi:

Öyle değildir, şöyledir:

Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin kaçıp durduğun şeydir. (Kaf/19)

Benim bu iki elbisemi yıkayın ve bana kefen yapın; zira yaşayan bir kimsenin yeni giysiye ihtiyacı ölüden fazladır.

Hz. Aişe (r.a) Hz. Ebubekir’in ölümü sırasında şu şiiri okudu:

O beyazdı. Onun yüzü suyu hürmetine yağmur istenirdi.

Yetimler için bahardı, dul kadınların sığınağı idi.

Bunun üzerine Hz. Ebubekir (r.a) şöyle dedi:

Bu övgüye ben değil, Hz. Peygamber layıktır.

Ashab-ı kiram Hz. Ebubekir’in huzuruna gelerek dediler ki:

Seni muayene edecek bir doktor çağıralım mı?

Doktor bana baktı ve ‘Ben dilediğimi yaparım!’ dedi.

Selman-ı Farisi (r.a) ziyaret amacıyla Hz. Ebubekir’in huzuruna vardı ve dedi ki:

– Ey Ebubekir, bize nasihat et!

Bunun üzerine şöyle söyledi

Allah dünyayı sizin için açacaktır. Sakın zaruri ihtiyacından başkasını ondan alma. Bil ki sabah namazını kılan bir kimse Allah’ın zimmetinde bulunur. Bu bakımdan zimmetinde olduğun halde Allah’ı tahkir etme ki seni yüzüstü ateşe atmasın!

Hz. Ebubekir (r.a) hastalığı ağırlaşınca, insanlar yerine bir halife bırakmasını istediler. O da Hz. Ömer’i halife yaptı. Bunun üzerine kendisine dediler ki:

Bizim başımıza şiddetli ve katı bir kimseyi seçtin. Acaba rabbine ne cevap vereceksin?

Kullarının en hayırlısını geçirdiğimi söyleyeceğim.

Sonra Hz. Ömer’e haber gönderdi. Geldiginde Hz. Ömer’e dedi ki :

Bil ki Allah’ın gündüz bir hakkı vardır. Onu gündüzleri kabul etmez. Allah’ın gece bir hakkı vardır. Onu gündüzleri kabul etmez. Farz eda edilmedikçe, Allah nafileyi kabul etmez. Kıyamet gününde terazileri ağır basanlar ancak Dünya’da hakka tabi olduklarından ve hak kendilerine ağır bastığından ötürüdür. İçinde haktan başka birşey olmayan, bir mizanın ağır olması hakkın taa kendisidir. Kıyamet gününde terazileri hafif gelenlerin  mizanları, ancak batıla tabi olduklarından ve bâtıl onlara hafif geldiğinden ötürü hafif gelmiştir. Elbette içinde bâtıldan başka birşey bulunmayan bir terazinin kefesi hafif olur.

Allah, cennet ehline en güzel amelleri ile belirtmiştir. Onların kusurlarından vazgeçmiştir. Bu bakımdan biri bakıp ‘Ben bunlardan aşağıyım. Bunların mertebesine varamam!’ der.

Muhakkak ki Cehennem ehlini de en kötü amelleri ile zikretmiştir. İşlemiş oldukları amellerini yüzlerine çarpmıştır. Bu bakımdan biri çıkıp ‘Ben bunlardan daha üstünüm’ der.

Allah Rahmet ve Azap ayetini zikretmiş ki, mü’min rahmet istesi ve azaptan kaçsın, eliyle kendisini tehlikeye atmasın, haktan başkasını Allah’tan temenni etmesin ! Eğer bu nasihatimi dinleyip yerine getirirsen yakında hiçbir şey ölümden daha sevimli olmaz. Zaten nasıl olsa öleceksin, Eğer nasihatimi dinlemezsen senin için ölümden daha nefret edilecek birşey olmaz. Muhakkak ki sen ondan kurtulamazsın!

Said b. Müseyyeb der ki: Hz. Ebubekir (r.a) ölüme hazırlandığında, ashabdan bazı kimseler ona gelip dediler ki “Ey Resulullah’ın halifesi! Biz içinde bulunduğun durumu görüyoruz. Bizi azıklandır.”

Bunun üzerine Ebubekir şöyle dedi:

– Kim şu kelimeleri söyledikten sonra ölürse Allah onun ruhunu apaçık ufukta kılar.

– Apaçık ufuk ne demektir?

– Arşın önünde bir meydandır. Orada bahçeler, nehirler, ağaçlar vardır. Her gün yüz rahmet orayı kaplar. Kim şu sözü söylerse Allah onun ruhunu bu yerde kılar:

Ey Allahım! Muhakkak sen mahlukâta ihtiyacın olmadığı halde onları yarattın. Sonra onları iki gruba ayırdın. Bir grubu nimet için, bir grubu da cehennem için. Beni nimet için kıl,  cehennem için kılma!

Ey Allahım! Muhakkak ki sen, mahlukâtı fırka fırka yarattın Onları yaratmadan önce ayırdın. Onların kimini, şakî, kimini said, kimini sapık, kimini uysal kıldın. Günahlarımdan ötürü beni şakî kılma!

Ey Allahım! Sen yaratmadan önce her nefsin ne yapacağını biliyordun. Bu bakımdan senin ilminden kurtuluş yoktur. Beni sana itaat eden kimselerden eyle!

Ey Allahım! Sen dilemeden hiç kimsenin dileme yetkisi yoktur. Dilemeni, beni sana yaklaştırmaya vesile kıl!

Ey Allahım! Sen kullarının haraketlerini takdir ettin. Senin iznin olmadıkça hiçbir şey hareket etmez. Benim hareketimi takva üzerine kıl!

Ey Allahım! Sen hayrı ve şerri yarattın. Onların her biri için edecek ihsanlar yarattın iki kısımdan hangisi hayırlıysa beni ondan kıl!

Ey Allahım! Sen cennet ve cehennemi halkettin. Onların her biri için ehil olanı yarattın. Beni cennetin sakinlerinden kıl!

Ey Allahım! Sen bir kavim için sapıklığı idare ettin. Onunla onların göğüslerini daralttın. Benim göğsümü iman için genişlet, imanı kalbimde süsle!

Ey Allahım! Sen işleri tedbir ettin. Onların neticelerini kendine bağladın. Beni ölümden sonra güzel bir hayatla yaşat! Beni kendine yaklaştır!

Ey Allahım! Kimin güven ve ümidi senden başkası olduğu halde son bahar ve akşamlarsa o ziyan etmiştir. Benim güvencim ve ümidim sensin! Günahtan dönüş ve ibadete yöneliş ancak Allah’ın kudretiyledir!

Sonra Hz. Ebubekir (r.a) şöyle demiştir: “Bütün bu söylediklerim Allah’ın Kitabı’nda vardır.”

 

Kaynak: İmam-ı Gazali-Ölüm ve ötesi

Hikmet Neşriyat

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.