Hayâ Nedir?

0
990
Hayâ Nedir?
Hayâ Nedir?
Hayâ Nedir?

Hayâ kelimesi sözlükte utanma, ar, namus manalarına gelir.

Hâris el-Muhâsibî, Tevbenin İlk Adımı isimli eserinde, ‘Hayâ, halinin iç yüzünün Allah tarafından biliniyor olduğu için kalbinin daralmasıdır.’ şeklinde tanımlamıştır.

Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet vadediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 268. Ayet Meali

Allah’tan hakkıyla hayâ eden kimse Allah’ın kendisini görmesinden utanacağı yerlerde bulunmaz, O’nun hoşnut olmadığı davranışları yapmaktan utanır ve kendisini geri çeker.

Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah’tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir.

Bir Söz, Muhammed Hâdimî

Allah Resûlü sallallahu aleyhi vesellem hadis-i şeriflerinde hayâ ile ilgili şöyle buyurdular:

İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Allah’tan hakkııyla hayâ edin!” buyurdular. Biz:

“Ey Allah’ın Resûlü, elhamdülillah, biz Allah’tan hayâ ediyoruz” dedik. Arıcak O, şu açıklamayı yaptı.: “Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah’tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah’tan hakkıyla haya etmiş olur. “

Hadis-i Şerif, Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet 25, (2460).

Ebû Saîdi’l-Hudrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çadırdaki bâkire kızdan daha çok hayâ sahibi idi. Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz bunu yüzünden hemen anlardık.”

Hadis-i Şerif, Kaynak: Buhârî, Edeb 77, Menâkıb 23; Müslim, Fedâilu’n-Nebi 67, (2.320).

Hz. Peygamberin sallallahu aleyhi vesellem, baldırı açık bir elbise giymişken Hz. Osman radıyallahu anhu yanına gelir, o sırada Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem derhal üzerini örtünür ve ‘Kendisinden meleklerin bile utandığı insandan ben nasıl utanmayayım?’ der.

 Hadis-i Şerif, Kaynak: Müslim, Fedail/3

Zeyd İbnu Talha İbnu Rükâne (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Her bir dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı hayâdır.”

Hadis-i Şerif, Kaynak: Muvatta, Hüsnü’1-Hulk 9, (2, 905); İbnu Mâce, Zühd 17, (4181, 4182).

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiği şeyi güzelleştirir.”

Hadis-i Şerif, Kaynak: Tirmizî, Bir 47, (1975);İbnu Mâce, Zühd 17, (4185).

İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terk etmesini söyleyen Medineli bir Müslümanın yanından geçerken ona:

“Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.

Hadis-i Şerif, Kaynak: Buhârî, Îmân 16, Edeb 77.

İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Hayâ ancak hayır kazandırır.”

Hadis-i Şerif, Kaynak: Buhârî, Edeb 77

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İman yetmiş (veya altmış) kadar daldan ibarettir. Bunların en yükseği lâ ilâhe illallah demek, en aşağısı da insana zarar veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imanın dallarından biridir.”

Hadis-i Şerif, Kaynak: Buhârî, Îmân 3

Hayâ sahibi insanda bulunan zahiri alametler şöyledir:

Hayâlı kimse, günler geceler geçtiği halde, Allah’ın kerih gördüğü bir iş yapmaz, her fiili ilahî rızaya uygundur. Çok sabırlı ve tahammüllüdür, ilmi geniştir, yaşantısı güzeldir, yumuşak huyludur, sürekli düşüncelidir, hep Allah’ı zikreder, boynu büküktür, hep kederlidir ve hayatı zariftir.

Bir Söz, Hâris el-Muhâsibî, Tevbenin İlk Adımı

Yüce Allah (subhanahu ve teala) hesap gününde kuluna şöyle diyecektir:

”Ey kulum! Benden utanmadın mı ki çirkin amelle bana meydan okudun! Kullarımdan utandın da onlara güzel tarafını gösterdin. Acaba ben nezdinde diğer mahlûklarımdan daha değersiz miydim ki Beni hafife aldın, aldırmadın. Oysa Benden başkalarını hesaba katıyordun. Sana nimet etmedim mi? O halde Benim hakkımda seni aldatan nedir? Seni görmediğimi, huzuruma gelmeyeceğini mi sandın?”

Ölüm ve Ötesi, İmam Gazâlî

Şüphesiz Yüce Allah azze ve celle en doğrusunu bilir.

[

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.