Edebe Riayet Etmek Niçin Önemlidir?

1
1704
Edebe Riayet Etmek Niçin Önemlidir?
Edebe Riayet Etmek Niçin Önemlidir?

Edebe Riayet Etmek Niçin Önemlidir?

‘Edeb’ kavramı İslâm da çok önemli bir yere sahiptir.Kişinin imanın gereklerine göre hareket etmesi,Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmesi bir edeptir.Edep,iyi ahlâk,incelik,terbiye,kendine yakışır biçimde davranmaktır.

 

Kalbin günah kirlerinden arındırılması,nefsin tezkiye edilmesi,bâtîni edepler içerisine girer.Nitekim Abdullah b.Mubarek şöyle demiştir;

“Bizler daha çok ilme değil,daha çok edebe muhtacız.” 

Kalbin edebi de;niyetteki samimiyettir,ihlastır,teslimiyettir.Yaptığımız namaz,oruç gibi ibadetlerin;farz,sünnet ve vaciplerinin yanında  adapları da vardır.Eğer biz bu adaba riayet edersek,amelimiz Cenâb-ı Hak katında kıymetli olur.Hak yolcusu ancak ve ancak edeple bu yolda ilerleyebilir.İlimde edeple güzel olur,zikirde.Allah dostları bunun için talebelerinden her işte edep bekler.

Edebi olmayanın kazancı yoktur,sermayesi yoktur.Edepten mahrum olan insan her çeşit hayırdan mahrum kalmış demektir.’Edep insanı hayvandan ayıran farktır.’ demiş Hazreti Mevlâna.Yani edep,insanın kemâl sıfatlarındandır.

Sahâbe,Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sohbetlerinde kuşandıkları huşû ve edep halini şu şekilde dile getirmiştir;

“Allah’ın Resûlü’nü dinlerken sanki başımızın üzerinde bir kuş var da,kıpırdasak uçuverecek zannederdik.”

Şeytan,Allah’ın huzurundan amel veya ilminin eksikliği sebebiyle değil,edepsizliği yüzünden kovulmuştur.

Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bir diğer lâkabı da;’Habib-i Edib’dir’ Mânası;çok edepli ve çok sevgili demektir.Bediüzzaman Hazretleri edep hakkında şu ifadeleri kullanmıştır;

“Sünnet-i Seniyye edeptir,hiçbir mes’elesi yoktur ki,altında bir nur,bir edeb bulunmasın.”

Edebin başlıca mânalarından biriside hayâ ve vakar sahibi olmaktır.Bu konuda yine Edep Timsâli Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu hadisi nakledeceğiz;

“İnsanlığın Peygamberlerden ilk öğrendiği şey şudur : Eğer hayâ etmiyorsn,dilediğini yap!” (Mecmau’z Zevaid,8/27)

Şunu anlıyoruz ki; Demek ki Ecdad,’illa edep’ diye boşa söylememiştir.

Demek edep olmadan tahsil edilen ilim,kalbi marifete ulaştırmaz.Edep olmadan kılınan namaz,hakiki anlamına ulaşmaz.Edep olmadan çekilen zikir,tat aldırmaz.Çünkü;hâya da imandan bir parçadır.Edep,insanın kendi küçüklüğünü bilip,Yaradanın önünde başını eğmektir.Edep,tevazûdur.İnsan küçüklüğünü itiraf ettikçe yücelir.Hakiki edep,Allah ile beraberliği hissetmektir.O’nun seni her an gördüğünü bilip;kendine çeki düzen vermektir.Dili haramdan korumaktır,onu yalnızca hayırda kullanıp;amelleri Allah’a has kılmaktır.Kulak nimetini hor kullanmamaktır.Harama yürümemektir.Aklın her an Allah’ın yarattıklarını düşünüp yine En Sevgiliyi tefekkür etmesidir.

Velhasıl,İslâm’ın evveli de,ahiri de edeptir.’Utancı giden insanın kalbi ölür.’ demiştir,Hazreti Ömer.Sormalıyız kendimize…Biz bunun neresindeyiz?

Edep aynı zamanda toplumsal refahı da sağlayarak,insana incelik kazandırır,davranışlarında ölçülü olmayı öğretir.

Edepsiz bir insandan ne dost,ne eş,ne de insan olur.Çünkü; ‘Güzeli güzel eden edeptir,edep güzeli sevmeye sebeptir.’ (Hazreti Mevlâna)

Cenâb-ı Hak bize Kur’ân’dan edep ile ilgili öğütler vermiştir.Bunlardan bir kaçı şu şekildedir:

“Eğer evde kimseyi bulamazsanız,size izin verilinceye kadar oraya girmeyin.Eğer size ‘Geri dönün’ denilirse,hemen dönün.Çünkü bu sizin için daha nezih bir davranıştır.Allah,yaptıklarını hakkıyla bilendir.” (24/28)

“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme.Çünkü sen yeri asla yaramazsın,boyca da dağlara erişemezsin.”(17/37)

“Ey iman edenler! Size ‘Meclisler de yer açın’ denildiği zaman,açın ki,Allah size de genişlik versin.Size ‘Kalkın’ denildiği zaman da kalkın ki,Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin.Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (58/11)

“Yürüyüşünde tabii ol.Sesini alçalt.Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!” (31-19)

Toplumumuza ilaç niteliğinde,kendi özünü hatırlatması açısından;büyük imparatorluk Osmanlı’nın hassasiyetlerini de ekleme gereği duydum.Olur ya,böylesi bozulmuş bir çağ da,belki örnek alır ve hayatımıza bu incelikleri yansıtırız.

-Osmanlı da;kapıdan çıkarken arkasını dönmemek,geri geri çıkmak edeptendir.

-Osmanlı beyefendileri ve hanımefendileri ‘Kapıyı kapat’ demezlerdi -Allah kimsenin kapısını kapatmasın diye düşündüklerinden-‘Kapıyı ört’ ya da ‘Sırla’ derlerdi.Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edeptendir.

-Osmanlı insanı,yaşarken kendini ‘Sonsuz Kudret’ karşısında değersiz gördüğünden,çokları mezar taşlarına üç harften ibaret olan ‘Hiç’i yazdırmıştır.

Bunun gibi Atalarımızdan almamız gereken nice nezaket örnekleri vardır.Edebe riayet etmek önemlidir.Çünkü;Hakk’a yaklaştırıcı ilk etkendir.Yazımızı Seriy es Sakati’nin bir sözü ile tamamlayalım :

“Edep,aklın tercümanıdır.Bunun mânası şudur:’Herkes aklı kadar edepli olur.Edebi kıt,ahlâkı bozuk olana hakiki mânada akıllı denmez.”

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.