Davetçinin Bilmesi Gereken 7 Ayeti Kerime

0
310

Davetçinin Bilmesi Gereken 7 Ayeti Kerime

Bir Müslüman olarak her birimiz alim olamasak da davetçi olmak zorundayız. Günümüz Dünyasında İslam’a bu kadar saldırı varken, bir Müslümanın dava şuurunda olmaması kabul edilemez. Bu sebeple davetçininde kendisini geliştirmek zorunda olduğu bazı hususlar vardır.

Davetçi demek sadece gayri Müslüm birini İslam’a davet etmekdeğildir. Davetçi demek İslam’ı hakkıyla yaşayamayan kardeşlerimize deyanlışlarını güzellikle gösteren ve doğruya yönlendiren kişi demektir. Busebeple bunu yaparken de bazı konular hakkında bilgi sahibi olmamızgerekmektedir. Bilgi sahibi olduğumuz bu konularla hem yardımcı olmakistediğimiz kişi üzerinde daha etkili olur hem de kendimizde bir takım ilmidonanımlara sahip olabiliriz. Bu sebeple hazırladığımız bu davetçi serisininilk yazısında bir davetçinin bilmesi gereken öncelikli 7 ayet bahsi ile konumuzabaşlıyoruz. Bu ayetleri hem kurandaki haliyle hem de meali olarak öğrenmeyeözen gösterelim.

1.Hücurat suresi 10.Ayet (Müminler ancak kardeştirler.)

Hücurat suresi 10. Ayet ön kısmı Arapça;

إِنَّمَاالْمُؤْمِنُونَإِخْوَةٌ

Hücurat suresi 10. Ayet ön kısmı Türkçe Arapça:

İnnemelmü’minüneihvatün        

Hücurat suresi 10. Ayet ön kısmı Türkçe anlamı:

Müminler ancak kardeştirler.

Bu çok önemli bir ayettir. Bütün Müslümanların kardeş olduğunu açıkça belirtmektedir. Kardeşlikten ne anlıyorsanız, kan bağından daha güçlü olan bir kardeşlikten söz etmektedir. Bu demektir ki, Bir Meksikalı Müslümansa, öz kardeşiniz gayri müslümse, o Meksikalı size kardeşinizden, İslam bağından dolayı daha yakındır. Irkçılığı en güzel surette ayaklar altına alan bu ayeti kerimeyi hafızamıza kazımalıyız.

2.Bakara Suresi 153.Ayet (Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.)

Bakara Suresi 153. Ayet son kısmı Arapça;

إِنَّاللّهَمَعَالصَّابِرِينَ

Bakara Suresi 153. Ayet son kısmı Türkçe Arapça;

İnnellâhemeâssabirin

Bakara Suresi 153. Ayet son kısmı Türkçe;

Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.

Bu ayeti kerimede bize çok şey ifade etmektedir. Sabır herşeyin başlangıcı olduğu ve Müslümanın en önemli ve güçlü yanı olduğunu bilmek zorundayız. Bir davetçi sabrın ne kadar önemli olduğunu karşısındaki kişiye aktaramazsa bazı aksaklıklar ile karşılaşması mümkündür. Çünkü tebliğe ihtiyacı olan kişinin sabrı ile ilgili zaafları vardır. Bir Müslüman bu hayatın bir sınav olduğunu bilecek ve karşısına gelen her konuda sabır göstermesi gerektiğini bilmesi gerekmektedir. Bu ibadet içinde böyledir, hayat kaygısı içinde böyledir, başımıza gelen dert ve sıkıntılar içinde böyledir. Sabrın ne kadar önemli olduğunu karşımızdaki kişiye aktarabilirsek, Allah c.c. izniyle şeytanın tuzağına düşmesini bir o kadar engelleriz.

3.Rad Suresi 28. Ayet(Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.)

Rad suresi 28. Ayet son kısmı Arapça;

أَلاَبِذِكْرِاللّهِتَطْمَئِنُّالْقُلُوبُ

Rad suresi 28. Ayet son kısmı Türkçe Arapça;

E lâ bizikrillâhitatmainnulkulûb(kulûbu)

Rad suresi 28. Ayet son kısmı Türkçe;

Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.

Bir davetçi yaptığı tebliğ esnasında tatlı dilli ve güler yüzlü olmak zorundadır. Davetçi, müjdeleyen ve müjdenin nasıl geleceğini de bilen ve ileten kişidir. Çok hoş ve naif bir ayet olan Rad suresinin 28. Ayetinde Allahu Teala bize kalplerin ancak onu anmak ile mutmain olacağını bildiriyor. Şuan da gençlerimizin boş ve şeytani tuzakların hezeyanı içinde oldukları bu günlerde, bitecek ve sonu hüsran olacak şeytani hazlardan kurtularak Allah’ı andıklarında kalplerinin teskin olacağını bilmeleri onlar için çok büyük bir müjdedir. Zevkin her türlüsünü tattıktan sonra haram bataklığında boğulacaklarını bilmeleri gerekir. Onların elinden tutacak olan bir davetçi bu ayet ile güzel bir müjdeye sahip olacaklardır.

4.Ali İmran Suresi103. Ayet(Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın)

Ali İmran Suresi 103. Ayet ön kısmı Arapça;

وَاعْتَصِمُواْبِحَبْلِاللّهِجَمِيعًا

Ali İmran Suresi 103. Ayet ön kısmı Türkçe Arapça;

Va’tasımûbihablillâhicemîân

Ali İmran Suresi 103. Ayet ön kısmı Türkçe;

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.

Bu ayeti kerimede bilmemiz gereken önemli ayetlerden biridir. Bugün Müslüman dünyasının neden parça parça olduğunun en net göstergelerinden biridir. Bir davetçi gelebilecek sorulara karşı bu ayeti kerime ile de güzel bir donanıma sahip olmuş olur. Birlik olamadığımız her vakit kaybetmeye mahkum olabiliriz. Bir davetçi birleştirici ve davet edici olduğu için sebep sonuç ilişkisini de iyi kavramalıdır.

5. Zümer Suresi 53. Ayet (Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. )

Zümer Suresi 53. Ayet orta kısmı Arapça

 لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ

Zümer Suresi 53. Ayet orta kısmı Türkçe Arapça;

Lâ taknetû min rahmetillâhi

Zümer Suresi 53. Ayetorta kısmı Türkçe;

Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. 

Bu ayeti kerimeyle ümidini yitirmiş olan kardeşlerimize yeniden umut etmesini  ve bunun Allah’ın bir vaadi olduğunu bildirmemiz birçok şeyi değiştirecek kuvvettedir. Davetçi kardeşlerimiz bu ayeti kerimeyle şeytanın vesvesesiyle kendisinin asla affedilemeyeceğini zanneden kişiye “Hayır! Allah c.c’nın affı senin günahından daha büyük” diyebilecektir.

6.Hücurat suresi 6.Ayet 

Hücurat suresi 6. Ayet Arapça;

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِن جَاءكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُوا أَن تُصِيبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلَى مَا فَعَلْتُمْ نَادِمِينَ

Hücurat suresi 6. Ayet ön kısmı Türkçe Arapça:

Yâ eyyuhâllezîne âmenû in câekum fâsikun bi nebein fe tebeyyenû en tusîbû kavmen bi cehâletin fe tusbihû alâ mâ fealtum nâdimîn(nâdimîne)       

Hücurat suresi 6. Ayet ön kısmı Türkçe anlamı:

Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz.

Günümüz dünyasının en acı yanlarından biri de sosyal medya ve yanlı yayın organlarının haberleriyle aslı olmayan işlerin varlığına inanmamızdır. Maalesef artık bazı şeyler menfaatler doğrultusunda yapılarak bazı kişilere haksızlık yapılabilmektedir. Bu sebeple Müslüman gelen her habere inanmayacak ve gelen bilginin doğruluğunu araştırmak zorunluluğunu kendisinde hissetmelidir. Bir davetçi de bu ayeti kerime ile zihni bulanmış olan kişileri doğru araştırmaya yönlendirmeye vesile olacaktır.

7.Nisa Suresi  110. Ayet

Nisa Suresi 110. Ayet Arapça;

وَمَن يَعْمَلْ سُوءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّهَ يَجِدِ اللّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Nisa Suresi 110. AyetTürkçe Arapça

Ve men ya’mel sûen ev yazlim nefsehu summe yestagfirillâhe yecidillâhe gafûran rahîmâ(rahîmen).

Nisa Suresi 110. Ayet Türkçe Anlamı;

Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur.

Bir davetçinin bu ayeti kerimeyi bilmesi demek sohbetine bolca bereket ve neşe katması anlamına gelmektedir.  Her kişi günah işleyebilir,önemli olan pişman olmasıdır. Hata da etse bir mümin günah da etse gerçek bir pişmanlık ile rabbine dönerse, rabbinin affedeceğini davetçinin bildirmesi gerekmektedir. Vicdanlara seslenen her davetçi bunu canı gönülden bildirmekle kalplere su serpecek ve beklide bir insanın kurtuluşuna rabbine dönmesine sebep olacaktır.

Rabbim hepimize hakkıyla davetçiliği yapabilmeyi nasip etsin. Rabbim hepimizi doğru yolundan ayırmasın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.