Başarıya Götüren Prensipler

0
1749

Hayatınızı manevi olarak bir şekle sokmak isterseniz bu maddeleri dikkate alınız. Zübeyr Gündüzalp’in Nefis Muhasebesi adlı kitabından bir bölümü sizin için derledik.

 

başarı

Az yemeye dikkat. Dolu mide dikkati ref eder.

Tefekkür, şükür hisleri kalkar. İnsanı kasavet bağlar.

Daima azimli ol.

Himmeti dağıtma.

Herşeyini “bugün bil”.

Bilseniz ki gayret ne kadar kıymettardır, bir dakika boş durmazdınız.

Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle, hayatın ve mevcudiyetin ona bağlı imiş gibi yap.

Her an muvaffak ve nuzaffer olacağım cehdi içinde ol. Bir işi bitirmeden başka bir işe el atma.

Bir yerde devamlı kalmak gaflet verir.

Aklını çalıştırarak oku.

Yüksek yerlerin hafıza üzerindeki tesiri çoktur.

Yatarken imani bahisleri oku.

Ezber yap, ezberlemek hafızayı açar.

Bütün tehlike okumamaktan çıkıyor. Oku.

Harfi harfine kitabi ol.

Tenkit için okur, istifade edemez. Başkası için okur, istifade edemez. Kendi nefsiiçin okur, istifade eder.

Hizmet için değil,nefsimi ıslah için okumalıyım.

180 değil 1080 defa okunsa yine az.

En mühim2 şey: okumak;uhuvvet(kardeşlik) ve ihlas, yani samimiyet dairesinde hizmet.

Dem ve damarlarımıza karışacak şekilde okumak.

Şimdi oku kabirde okuyamazsın.

Büyük zatların sözünde bazen 70 mana bulunur.

Herşey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan görmüyor.

Kalemen, amelen, lisanen çalış.

Gençlikten insan ne ile meşgul olursa, istidatları onda inkişaf eder.

İnsanını 40 yaşına kadar istidatları ve kabiliyetleri onda inkişaf eder.

Günlük içtimai hadiselerle meşguliyet, kabiliyetlerin inkişafına manidir. Bu noktaya dikkat gereklidir. Zira bu gün buna “genel kültür” ismi herzesi takılmıştır.

Kabiliyetleri inkişaf ettirebilmek için herşeyden evvel meşru ve sabahatkâr bir şekilde çalışmayı bilmek lazımdır.

Mesleğimiz meşakattir.

Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil, tesistir.

İnsan kalben ne düşünürse, kendiside odur.

Bir mücadelede mağlub düşmek, bir ahd ve gayrete mavaffakiyetsizliğe uğramak, mücahede ve gayretin icabatındandır. Gayeye erişmek ve yükselmek isteyenlerin “beklemeye mecbur oldukları” faydalı bir imtihandır.

Zihinlerin müspet düşüncelerle dolu iken, insanların hakiki halinin kuvvetinin %50’ye yakın bir nispetle ziyadeleştiği, tecrübelerle sabittir. Maneviyatı kırık kimselerinde normal kuvvetlerinden üçte birinden aşşağı bir derecede kuvvettsiz bulundukları görülmüştür.

Senin ne bedeninde, ne zihninde hiçbir arıza yok. Seni yıldıran karşılaştığın haller değil o haller hakkında düşündüklerindir.

O haller başına gelmeden onların merakını çekmek akılsızdır.

Meseleyi düşünmeli, fakat üzülüp gam ve keder içinde kalmamalı.

Düşünmek muhakeme ve muhasebe etmekle üzülmek, birbirinden farklı olan hallerdir.

Düşünmek demek meselenin neden ibaret olduğunu tespit ettikten sonra lazım gelen tedbirleri sukunetle almak demektir.

Deha dikkati değil, dikkat dehayı verir.

Bir insan meşru ve sebatkar bir şekilde çalışmasına ve nizamlı yaşamasını bilmezse, kabiliyetlerini inkişaf ettiremez. Çalışmak, sadakat ve sebat etmek suretiyle kendisini yetiştirmek iradesine sahip değilse, kabiliyetlerini geliştirmekle muvaffak olamaz.

Sizin ne düşündüğünüzü bilsem, ne olduğunuzu bilirdim. Biz neysek, düşüncelerimiz bizi öyle yapmıştır. Bizi müspet ve menfiye, fayda ve zarara, hidayet ve dalalete, ferah ve sıkıntıya, gam ve meserrete, neş’e ve neşveye sevk eden amil, ruh haletimizdir. Bir adam bütün gün ne düşünüyorsa, o adam odur. Başka türlü nasıl olabilir?

Dindarbir mümindeki sıkıntı hali onda ruhi inkişaf ve terakkiye olan istidadın delili ve tereşşuhatıdır. Hem meşakkat, alamet-i makbuliyettir.

Zihindeki menfi fikirleri çıkartmak, bedendeki urları çıkartmaktan daha mühimdir.

Denizde bir balık taifesi var, bütün rızkını öğleye kadar toplar.

Nefis öldürülürse tarikatın yoludur. Bizde nefis ile mücadele etmek var.

Nefis bizi kötülüğe sevk etmek ister. Aklımıza fena şeyler gelir. Onlar terakkimize vesiledir. Onlarla mücadele ederek devam edin.

Meşakkat bizim gıdamızdır.

Üç şey kalbe nasihat tesir ettirmez:

1. Uyku sevgisi   2. Rahat sevgisi, 3. Taam sevgisi (Hadis meali)

Okumak, okumak, okumak, yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunuzu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak.

İnsan yaşlandıkça enaniyet gençleşir. İnsan yaşlandıkça imtihan şiddetlenir.

Her hatayı yapabilirsin, fakat bir hatayı iki defa yapma.

Menfi bir şey duyunca iç aleminde müdafaat ile onun şuur altına ve üstüne tesirini izale et.

Nefsini kusurlarla alude bil. o zaman yüz kusuru yirmiye indirebilirsin. Birisi birşey yapsa ve o sana yıkılsa, “Benim kusurumun cezasıdır” de.

Her sohbette dinleyici ol. Daima öğrenmeye çalış . Yetişmeye muhtaç olduğun şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla malumatın olsa da sus.

Sana, bana, ona faydalı ise konuş.

Konuşmamak zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et. Tafsilata geçme .

Kim ne çekerse dilinden çeker.

Her sohbette dinleyici ol. Daima “Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım” diye dinle.

Herkesin kaldıracağı şekilde konuş.

Az ve öz konuş.

Dinleyiniz, hitap ettiğiniz kimseye ehemmiyet veriniz, zarif iltifatta bulununuz.

Kendinizden bahsetmeyiniz. Sizi dinleyen kimseye onu ilgilendiren şeylerden bahsediniz.

Karşınızdakini konuşturunuz , dilini çözünüz.Onun sevdiği mevzulardan bahsediniz.

Her insanın iki ciheti vardır. Bir cihetini gören insan kördür.

Düşün , söyle. Evvel düşün , sonra söyle. Muhakemesiz sözler kırıcı ve dağıtıcıdır.

Önlerine çıkan insanlara sırlarını söyleyen , hoşsohbet değildir.

İnsan ne kadar alim olursa olsun, cahillerin yanında cahildir.

Cahilin kırıldığını görünce selamet , ona karşı tatlılık göstermek ve “Evet” demektir.

Konuşmada dikkat edilecek hususlar:

– İkide bir nasihat etmeye kalkışmayın.

– Palavra atmayın.

– Ateşi körükleyecek mevzulardan sakının.

– Münakaşadan sakının.

– Öğünmeyin.

– Konuşurken gösteriş yapmayın.

– Münakaşa ile hiçbir dava kazanılmaz.

– Davasını “ifade eden” kazanır.

Hitap ederken 3 şeyi bilmek ve kullanmak gerekir:

1.Vuzuh ile ap açık beyan etmek ve anlatmak.

2. Hakikati söylemek , müspet ilimlere müstenit faydalı malumatı ve bilgileri söylemek

3.Güzel okumak , kelimenin manasına göre sese ahenk vermek.

Münakaşa ile hiçbir dava kazanılmaz.

Davasını “ifade eden” kazanır.

Sadırdan değil , satırdan konuş; kitabi olsun.

Konuşmalarda en küçük bir alaylı kelime dahi kullanmaktan sakınınız.

Alay , alay edilende kapanmaz bir yara açar.

Kalpler kırılınca ruhta kin ve adavet (düşmanlık) başlar.

Şakacı olmayınız. Zira şaka muhabbetin sonu, adavetin başlangıcıdır.

Şekva etmek, arkadan çekiştirmek iradesiz kişilerin işidir.

Tenkit bir zehr-i katildir. (Öldürücü zehirdir)

Ciddiyeti esas tut.

Gülmemek ciddiyetin başıdır. Şaka muhabbetin kezzabıdır

. Sağırların en beteri , kusurunu işitmek istemeyen insandır.

Dünyada mağrur olan din yolunda gidemez.

Büyüklüğüne kapılan kimse kibreder. Bilmez ki, büyüklük hilm ve yumuşaklıktır.

En büyük nisyan, bir insanın kendisini kusursuz bilmesi, mesaî arkadaşlarını kusurlu bilmesidir. Kendini beğenmek gururdan, kibirden, kıskançlıktan ile­ri gelir.

Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mesele halline çalışmak ya safdillik veya şuuraltı yahut üstü garaz ve muhalefet nişanıdır veyahut canı sıkılmışın intikam kokusudur.

Allah’a kul olan insanda benlik olmaz.

Hiddet eken nefret biçer.

Güya kendisi kusurdan müberra olmuş, hata ve yanlıştan kurtulmuş gibi, çokların ve içinde yaşadı­ğı muhitteki ehl-i imanın kusurları ile fiilen, amelen ve hayalen uğraşmak merhametsizliktir. Bu fena huya sahip olanlar, bu tehlikeli merhametsizliği işle­yenler, nisyan-ı nefs (kendi nefislerini unutma) illetine tutulmuş ve nefsinin şımarmış olmasından titre­sin.

· En kötü iradesizlik, işbirliği halinde çalışanla­rın birbirlerini sabit fikirlilikle itham edip, kendinin sabit fikrinden habersiz olmasıdır.

· Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha habis olur. Aldatıcı olursa fesadı daha şedit olur. Dahilî olursa zararı daha azîm olur. Çünkü dahilî düşman kuvveti dağıtır, cesa­reti azaltır. Haricî düşman ise, bilakis, asabiyeti (milli duyguları) şiddetlendirir, salabeti (cesareti) arttırır.

· Oku, oku; her gün oku. Okudukça oku ki, ru­hun nur-u ılahî ile parlasın. Kalbin nur-u Kur’an’la temizlensin. Aklın nur-u ıslam’la işlesin ve yükselsin.

· Istidatları inkişaf ettirmek için çok okumak.

· Daima okumak.

· Az da olsa devamlı okumak.

· Okumak, yazmak, dinlemek, susmak.

· Satır satır, kelime kelime okumak.

· Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hizmeti muvakkat olur.

· Hususî okumanı terk etme.

· Allah’a kul olan insanda benlik olmaz.

· Hilm ve teennî (yumuşak ve soğukkanlı olmak) kıyassız derecede sertlikten fazla lazım.

· Tehevvür eden (hiddetlenen) daima haksız gö­rülür ve görünür.

· Hiddet eken nefret biçer.

· Nifakın cinayeti ıslam üzerine pek büyüktür. Alem-i ıslamı zelzeleye maruz bırakan, nifaktır. Bu­nun içindir ki, Kur’an-ı Azimüşşan ehl-i nifaka faz­laca teşniat ve takbihatta bulunmuştur (kınanmıştır).

· İnsandaki kuvve-i gadabiye, kuvve-i şeheviye ve kuvve-i akliyenin hepsinin istikametli olmasıyla, an­cak insan sırat-ı müstakimde bulunabilir. Bir tanesinin ifrat ve tefriti istikameti bozar. Maazallah, insa­nı dalalete atar.

Kaynak: Nefis Muhasebesi – Zübeyr Gündüzalp

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.