Babalarımızın Kıymetini Biliyor Muyuz?

0
536
Babalarımızın Kıymetini Biliyor Muyuz?
Babalarımızın Kıymetini Biliyor Muyuz?

Dün annelerimiz hakkında yazdığımız makaleyi okuyan babalarımız gücenmesin diye, bugünün sorusunu da bu böylelikle seçmiş olduk: “Babalarımızın Kıymetini Biliyor Muyuz?”

Kıymetli Okurlarımız!

Bu dünyaya gelmemizin diğer bir vesilesi olan; bizi dokuz ay karnında taşımasa da, bizim için doksan yıl çalışabilecek kadar fedakâr ve çilekeş; varı yoğunda, gecesi gündüzünde, boğazımızdan bir lokma haram geçmesin diye, her gün alınteri döken; yeter ki vatana, millete, ümmete hayırlı insanlar olalım diye, emeğin kitabını çizgi çizgi, kırış kırış alnına kazımış; saçındaki her beyazda bir dertten remz taşıyan; birer mertlik, yiğitlik ve dürüstlük abidesi babalarımızı da, yine en yüce hürmetlerle yâd ediyor ve selamlıyoruz. Allah’ın rahmeti, bereketi, mağfireti ve merhameti onların üzerine olsun. Amin.

Çoğu zaman babalarımızın bizi anlamadığından şikâyet ederiz. Acaba gerçekten bizi anlamıyorlar mı? Yoksa, her şeyi bizi düşünerek yaptığını söyleyen bu koca yürekli adamları biz mi anlamıyoruz?
Dünyaya gözleri yumuk kedi yavruları gibi geliyoruz. Çocukken babalarımız kahramanlarımız. Onlar en güçlü, en haklı, en doğru… Ancak biraz büyüyüp gözlerimiz açıldığında -artık ne görüyorsak veya neyi gördüğümüzü zannediyorsak- o “kahraman” olan babalarımız yerini “anlayışsız” babalara terk ediyor. Artık babalar hiçbir şeyi bilmez, hiçbir şeyi anlamaz oluyor. Sahi, genç yaşımızda edindiğimiz engin(!) tecrübelerimize bakacak olursak, babalarımız pek bir cahil(!) değil mi? Çünkü biz her şeyin en iyisini biliyoruz. Çünkü babalar ne biliyor ki? Çünkü babalar… Çünkü babam… “Çünkü” ler ve kardeşleri…

Kıymetli Kardeşlerim!

Tecrübeyle sabittir ki, bu “çünkü” ile başlayan cümleler, “keşke” ile başlayan cümleleri beraberinde getiriyor. Özellikle hata yapmaya çokça meyilli olduğumuz bu genç yaşlarımızda, kendimizi haklı görmeyi bir kenara bırakıp, büyük sözü dinlemenin ehemmiyetini kavrasak çok iyi olacak. Biz, bir âmânın yol bilgisine denk tecrübemizle, hangi yolun karanlık olduğunu bile seçemezken, önümüzü aydınlatacak deniz fenerleri olan babalarımıza niçin sırt çeviririz ki?

 

Meselenin üzücü kısmı bu kadardan ibaret değil. Artık anne babalarımızı dinlemeyerek üzmekle yetinmiyoruz; çoğu zaman onları ciddiye bile almıyoruz, hatta bazılarımız hakaret bile ediyor. Özellikle “Amerikan Dublaj” adı altında, günümüzde trend haline gelmiş “lanet” kelimeleri, artık birçok gencimizin diline maalesef yapışmış durumda. Dokuz on yaşlarındaki çocuklardan duyduğumuz “lanet olsun baba”, “lanet olsun olsun anne” kelimeleri iyiden iyiye kulaklarımızı yırtmakta. “Git işine anne”, “Bana karışma baba” lar da maskenin öbür yüzü.

 

Genç Kardeşlerim!

Büyüklerine “anne” “baba” bile demeyen, onlara ismiyle hitap edecek kadar aşağılık bir kültür olan batı kültürünün, tertemiz ve bembeyaz ahlakımızı kirletmesine izin vermeyelim! Bugün, özümüze ve ruhumuza geri dönmek adına, “Efendim Anneciğim” ve “Buyur Babacığım” kelimelerini kuşanalım. Ve en önemlisi, bizi yaratan ve yaşatan Yüce Allah’ın İsra Suresi 23. Ayette buyurduğu emrine itaat edelim:

 

“… Onlardan (anne-babandan) biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle!”

 

İşte tam burada, yapabileceklerimizi bir liste halinde sıralamak, yine biz zamane gençlerine yol gösterici olacaktır diye düşünüyoruz. İşte yapabileceklerinizin listesi:

 

[quote bcolor=”#eeee22″]

1- Asla büyüklerimize hakaret etmeyelim!

2- Ahlakımıza aykırı, bize yakışmayan sözler sarf etmekten kaçınalım!

3- Hakkımızda verdikleri kararlara uyalım, onları dinleyelim, tecrübelerine güvenelim.

4- Mümkünse babalarımızı kapıda karşılayalım!

5-  Babalarımıza onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim.

6- Onlar sevgilerini belli edemese de, biz sevgilerini anlayalım!

7- Hoşlanacağı şeyleri kullanarak muhabbet edelim, onlarla sık sık iletişim kuralım. (Askerlik hatıraları işinize yarayacaktır.)

[/quote]

 

Son olarak; bizim iyiliğimiz için kötü polisi oynayan, sevgisini belli edemese de, aslında yufka yürekli olan babalarımızın kıymetini anlayabilmek için,  dünyanın en kalender kelimesini birbirimize fısıldayalım: “BABA!”

 

Babanız hayatta değilse, arkasından ona layık işler yapmanız; hayattaysa kıymetinizi bilmeniz tavsiyesiyle..

 

GÜNÜN SÖZÜ

 

“Olimpos dağının çocukları, Hira dağının evlatlarını asla kabullenemeyecektir.”

-Cemil Meriç

İlginizi Çekebilir: Annelerimizin Kıymetini Biliyor Muyuz?

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.