Asiye “Hanım (Davetçi)” Hangi İlimleri, Nasıl Öğrenmelidir?

0
180

Asiye “Hanım (Davetçi)” Hangi İlimleri, Nasıl Öğrenmelidir?

1.’si: Her şeyden önce kadınların özel halleriyle ilgili konular başta olmak üzere davetçi kadın fıkıh bilgisine sahip olacak.

Bu fıkıh bilgisinin %30’u en az kadınların özel fıkhı olacak. Bu konuda 50 tane kitap okuyup, 100 tane konferans vermiş olacak belki. Seri olacak. Kadın soruyu sormadan cevabı aklında hareketlenecek onun. Bir erkek hoca için yılda bir defa sorulur belki, o her gün 100 defa sorulmuş gibi cevaplandıracak. Birinci ilim bu.

2.’si: Allah’ın kitabına dair bilgisi olacak.

Bunları önem sırasına göre kaydediyorum. 1, 2 önem sırasına göre! Dikkat ederseniz, Allah’ın kitabın dair bilgiyi 2.sıraya aldım. Bu bilgi ne olacak? Bir defa 1.5 dk.’da medleri, gunneleri, ihfalarına dikkat edilerek; meddi lazımlarına, meddi linleri yapılarak, 1.5 dk.’da 1 sahife Kuran’ı yanlışsız okuyacak kadar seri Kuran okuyacak davetçi kadın.

Bu ölçü çok önemli. Bazı insanların çene hareketi zayıftır, onlar için 2 dk’ya çıkarabiliriz bunu. Ama yuvarlayarak 20 sn.’de de okursun, bu değil. Bir hoca dinleyecek, bu kıraat uygun kıraattir diyecek. Seri okuyuş nasıl yapılıyorsa, hangi okuyuş caizse en hızlı şekilde o okuyuşla 2 dakika son nokta. 2 dakikada Kuranı Kerimi okuyacak.

Ve herkesin ezber bildiği, yaygın olarak ezber bilinen –farz olarak bilinecek Fatiha suresi vardır, gerisini bilmek farz değil ama herkes kısa sureleri bilir- mesela Mülk suresini bilmesi, Yasin suresini bilmesi, Fetih suresini bilmesi; kadınların Nur suresini bilmesi, Nisa suresini bilmesi (ezberleri kastediyorum)bilmesi yararlıdır. Eğer bu bilgileri bilirse, çok faydalı olur.

Ezber hala 2.ilim konusunun maddelerini sayıyorum.

Ezber bildiği yerlerin tefsirini bilecek hanımefendi. Tefsirini bilecek. Türkçeden veya Arapçadan bilecek. Aynı şekilde davet ile ilgili konuları muhakkak Kurandan kaynaklandıracak. Mesela Kuranı Kerimde ‘Sizden Allah’a davet eden bir grup bulunsun.” Bu ayeti o ezber bilecek. ‘Ey insanlar! Allah’tan hakkıyla korkun! Müslümanlıktan başka bir şeyle ölmeyin” bu ayeti bu şekilde bilecek. ‘Hepiniz Allah’ın ipine sarılın” Yani slogan olarak kullanılacak ayetler vardır davetçinin lisanında. Bunları metniyle beraber ezber bilecek. Bu konuda Kurtubi’nin filan müfessirin görüşü de olsa bir görüşü muhakkak bilecek.

3.’sü: Rasulullah (sav)’ın hadisler hakkında bilgi sahibi olacak.

Bu da madde madde:

1.’si: Sünnet nedir, dindeki yeri nedir? Bunu bilecek.

2.’si: 100-200 arasından bir hadisi şerif bilgisi olması lazım. Bu hadisi şerifleri ezber bilecek, şerhlerini bilecek.

3.’sü: Hadis kaynakları hakkında bilgi sahibi olması lazım.

Davetçi bir kadın Buhari’nin Sahihi ile, İmam Malik’İn Muvatta isimli kitabı arasında fark var mı yok mu soruluğunda ‘ikiside tarihibi kitaptr’ diye cevap veemeez. Pratik bilgi sahibi olacak. Buhari şu anlama geliyor, Muvatta şu anlama geliyor. Evet, muvatta hiç görmedim ben. Buhariden de hiç okumadım ama kaynak olarak ilmi değerleri budur diyebilmesi lazım.

Bir başka hadisi şerifle ilgili kavram bilgi sahibi olacak. Sahih ne demek, senet ne demek, metin ne demek, mevzu hadis ne demek, mevzu hadisle ilgili hükümler nedir bunları bilecek. Aksi takdirde davetçi bir hanımefendi olarak birisi Ramazan’da bir gazeteden okuduğu bir hikayeyi karşısına çıkarır, donar kalır. Sen kaynaklandırmayı, mevzu hadis nedir, sahih hadis nedir bilmiyorsan, vallahi bilmiyorum bize böyle dememişlerdi Medresede der, tıkanır kalırsın. Onu da günaha itmiş olursun, kendin de mahcup olursun. Dünya açısından da ahiret açısından da yanlış bu. İyi bir hadis literatürü ama hadis alimi gibi değil şüphesiz.

4.’sü: Siret ve Selef hayatıyla ilgili bilgisi olacak.

Siret-i Nebi ezber bilecek. Ama Siret-i Nebi’den kastımız; 571’de doğdu Peygamber (aleyhisselam) Efendimiz değildir, 571’de doğduğu çok önemli değil. 573’de doğsa, ne olacak? Bir şey değişmiyor. Hangi topluma geldi onu bilmek çok önemli. Onu bildiğin zaman sen ne yapacağını da biliyorsun demektir. Sadece 571’e takılıp kalırsan, şimdi 571’de olmadığımıza göre 2571’de bir daha ne yapılacaksa, oz aman yaparız düşüneceksin. 571 kutsal bir rakam değil. Ama en azılı müşriklerin çocuk katili müşriklerin içinde yaratıldı o Peygamber! Peygamberlik böyle bir görevdir. Sireti bu şekilde bilecek…

Ve Ashabı Kiram’ı tanıyacak. Bu konuda kaynak ismi zikrediyorum: Kandehlevi’nin Hayatus-Sahabe isimli kitabı, tektir, bir tanedir ve rakibi yoktur. Çok muhteşem, değerli bir kitaptır bu kitap. Türkçesi çok iyi değil. Özetleri var. Keşke Arapçasından okuyabilseniz.

Diğer Selefi Salihin’in Hasan Basri’nin, Said b. Cübeyr’in hayatını bilmemiz gerekiyor. Ömer b. Abdulaziz’i tanımayan davetçi olamaz. Bir Selefi Salihin diyelim: İçine sahabeyi de katalım, Tabiin, tebe-i tabiin neslini de katalım. Nurettin Zengi’yi tanımak zorundasın. İmam Nevevi’yi bilmeyen, Gazzali’yi tanımayan herhangi bir şekilde davetçi olamaz. Bu asırdan da Hasan el Benna’yı bileceksin, Seyyid Kutubu bileceksin. (rahmetullahi aleyh)

5.’si: Tevhid ilmini, akide ilmini, kelam ilmini –ama kelamı kayıtlı olarak söylüyorum- bu ilime dair de bilgin olacak, bir şartla!

Bu bilgin derin konularına dalmadan olacak. Filan filozof; Allah’ın varlığı hakkında şöyle demiş hiçbir zaman demeyeceksin. O konulara girmeyeceksin. Çünkü sen davetçisin, akademik bir çalışma yapmıyorsun sen eğer filozofların vs.’in tartışmalarına girersen, sadece beyin bulandırsın, inanların şüphesini arttırsın. Sen sürekli umut veren, cennete davet eden, haydi Allah’ın cennetine diyen insansın. Kuran’ın girmediği hiçbir konuya girmeyeceksin. Davetçi, sen Kurana çağırıyorsun. Kuran’da bu konu var mı? Yok. Bu senin bahsettiğin felsefe hadisi şerifte var mı? Yok. Ebubekir biliyor muydu bunu? Bilmiyordu. Ebubekir’in bilmediğini tükürüp atabilirsin. Hiçbir zararı yok.  Yahu! Eşari mezhebine cevabıymış Maturidi’nin. Alimler uğraşsın, sanane! Sen Ebubekir’in peşinden git diyorsun, Ebubekir’in hayatında ağzına almadığı bir konuyu sen niye ağzına alıyorsun? Niye Ashabı Kiram ‘Tamam ya Resulullah’ dediler ilk davette. Çünkü felsefesiz sade bir davet yaptı onlara Efendimiz (sav) her insan dalından kopardığı bir elmayı tatlı tatlı yer. Organik diye kabuğunu bile soymaz. Ambalajın içinde manavdan aldın mı, yıkarsın, soyarsın, acaba zehirli mi şu cins mi bu cins mi.. yani dini, davetçi felsefeye batıramaz. Hiçbir şekilde davetçi felsefe tartışmalarına giremez.

Huriler erkeklere verilecek, peki kadınlara ne verecek Allah, mücahitler mi verecek cennete? Adalet nasıl olacak? Bu sorunun konuşulduğu yerde ağzını açmayacaksın sen. Selamun aleyküm deyip, çıkacaksın oradan. Çünkü şeytan seni bataklığa çekiyor. Asla o bataklıktan çıkamayacaksın. Bu çok önemli.
6.’sı: Özet bir tarih bilgisi bilmesi lazım.

Selçuklu diye bir kavram bilmiyorsan sen, Nizamül Mülk kimdir, Melikşah kimdir bilmiyorsan, ayıp değil ama çok şey anlatamazsın. Biri sana çıkıp der ki: Ya hoca hanım! Laiklik laiklik diye sürtüşüyoruz. Melikşah da laiklik uygulaması yapan bir adam değil mi? Der. Tövbe tövbe Selçuklu Müslüman, ne diyorsun sen? Deyip, adamı/kadını kovmak zorundasın toplantıdan. Halbuki doğru, Melikşah ilk laiklik protokolu uygulayan Müslüman liderdir. Bu yüzden de Allah’tan dünyada belasını bulmuştur, inşallah ahrete selim gitmiştir.

Melikşah’ı delirtti. Kim delirtti? Şeytan delirtti. Ne oldu? Bugün bile faturasını ödediğimiz hatalar oldu. Az çok tarih bilecek ama derinlemesine tarihe vakti yoktur davetçinin ama Fatîmilik nedir? Bu Fatıma annemizin ismi, emek mübarektir deyip, aptal olma. Aptalca ‘Haa Fatıma annemizin ismine yapılmış, ne güzel, iyi be…’ Böyle bir iddia çok cahilce olur. Fatîmilik nedir bunu bileceksin. Selahhaddin Eyyubi’nin fonksiyonu nedir. Onu tanıyacaksın. Ama bütün bileceğin tarih 500 sayfalık bir kitaptan büyük olmayacak. 1400 senelik tarihi bu kadar bildin mi yeterli.

Siyasetten az çok anlaman lazım. Birleşmiş milletler ne demektir, birleştirilmiş milletler ne demektir? bu farkı anlayacaksın.dünya siyaseti bileceksin, yöresel siyaset bileceksin ama dalmayacaksın. Müslümanların mevcut konjektural durumunu anlamayan Müslümanları hangi İslam’ın büyüklüğüne davet edecek? İslam, insanlığı kuşatıyor, ta Adem (as)’den son insana kadar. Senin tarihi/siyasi bilgin… Makedonya neresidir, Mozambik neresidir diye sorulduğunda. ‘Ya dünyada bir devlettir’ herhalde diyemezsin sen. Mozambik neresidir, bilmek zorundasın.

Niye güney Afrika deniyor da Kuzay Afrika denmiyor bunu bilmek zorundasın. Amerika Birleşmiş Devletleri ile Amerika kıtasının aynı şey olmadığını, o kıtada bir sürü devletin bulunduğunu, oradaki bir devletin adının sadece Amerika olduğunu bilmek zorundasın. Aksi takdirde sana zehri bal diye ikram ederler, tuzağa düşersin. Neden körfez ülkelerinde 6 tane hepsi Konya kadar etmeyen bir toprakta 6 devlet niye var? O devletlerden bir tanesi de Arap Emirlikleri. Onda da 9 devlet iç içe niye var? Bunu bilmen lazım.

1970’e kadar devlet değildiler de, nasıl devlet olarak mantar gibi bittiler? Ürdün’e niye Haşimi devleti deniyor? Bunu bilmen lazım. Faziletinden dolayı mı? Gerçekten beni Haşimden midirler, yoksa nesep iddiasıyla ortaya atılmış, Osmanlıyı çökertmek için bir tuzak mı? Bunu anlaman lazım. Osmanlı’nın yokluğu dünyaya kaça mal oldu? Osmanlıyı önce nasıl yok ettiler. Bunları bilmen lazım. Ama bütün bunlar senin oturup Bakara suresinin tefsiri gibi okuyacağın şeyler değil. Hak ettiği kadar değer vereceksin. Bunlardan birinde uzmanlaşırsan, davetçi olamazsın. İlmi çalışma yaparsın, hiçbir sakıncası yok. İtirazım yok ilme. Biz bir branşı seçmiş olmayı kabul ederek konuşuyoruz.

Peki Bütün Bu İlimleri Davetçi, Kendini Uzmanlaştırarak Nasıl Yapacak?

>>Okuyacak elbette. Davetçi, kaç saat konuşacaksa, o kadarı 3 ile çarpıp, çalışacak. 1saatlik konuşma için, 3 saat çalışacaksın. Okuyarak, dinleyerek nasılsa.. hiçbir zaman konuşacağın kadar çalışarak başarılı olamazsın, hikaye anlatırsın. Yani sen 3’le katedebileceğin bir çalışma ile 1 becerebilirsin.

Yakıtımız ilimdir. Okuyarak, yazara; nasıl elde edeceksek.

>> Davetçi kadının güvenli bilgi kaynakları olur. Günlük bilgi. Şimdi internet sitesi diyorum, gazete diyorum, dergi diyorum ama kıyamet günü buna niye baktın sen, bu fitne-fesat yuvasına denmeyecek şeylere güvenli diyoruz biz.

>>Bir başka takip ettiği dersleri olmalı. Yani davetçi kadın kendisi 1000 kişiye ders veriyordur. Ama iki günde birde gidip, hocasından ders okuyor olmalıdır. Çünkü ilim yenilenmediği zaman kuruyan bir şeydir. Mezara kadar ilim elde et. Vereceksin, o arada da alacaksın. Okuyarak alırsın, dinleyerek alırsın.

Kaynak; Asiye Olmak, 10

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.